
İçindekiler
- 1. Borçlu evini, arabasını veya başka bir malını devrettiyse ne yapabilirsiniz?
- 2. Bu dava ne işe yarar?
- 3. Tasarrufun iptali davası şartları nelerdir?
- 4. Borçlunun malının borcu karşılamadığını hangi belge gösterir?
- 5. Hangi devir ve ödemeler iptal edilebilir?
- 6. Borçlu malını eşine veya akrabasına devrederse ne olur?
- 7. Dava açmak için ne kadar süre vardır?
- 8. Dava hangi mahkemede açılır?
- 9. Tasarrufun iptali davası kime karşı açılır?
- 10. Dava sürerken malın yeniden satılması nasıl önlenebilir?
- 11. Dava kazanılırsa tapu kime geçer?
- 12. Tasarrufun iptali davası ne kadar sürer?
- 13. Hangi belgeler gerekir?
- 14. Dava açmadan önce hangi sırayı izlemelisiniz?
- 15. Sık sorulan sorular
Borçlu evini, arabasını veya başka bir malını devrettiyse ne yapabilirsiniz?
Borçlu, borcunu ödememek için malını başka birine devrettiyse belirli şartlarla tasarrufun iptali davası açılabilir. Bu dava sayesinde devredilen ev, araba veya başka bir mal üzerinde haciz ve satış işlemi yapılması istenir. Böylece mal başka bir kişinin üzerinde görünse bile satış bedelinden alacağınızı tahsil etme imkânı doğabilir.
Mahkeme her devir işlemini iptal etmez. Önce gerçek bir alacağınızın bulunup bulunmadığına, borcun ne zaman doğduğuna, icra takibinin durumuna ve borçlunun başka malı olup olmadığına bakar. Ardından devrin bağış, çok düşük bedelli satış veya alacaklıdan mal kaçırma amacı taşıyıp taşımadığını inceler.
İşlem tarihinden başlayan beş yıllık süre de kritik önemdedir. Borçlunun yaptığı devri öğrendiğiniz gün bu sürenin başlangıcı değildir. Bu nedenle tapu, araç veya banka kayıtlarındaki işlem tarihini gecikmeden kontrol edin.
Bu dava ne işe yarar?
Davanın amacı, malı yeniden borçlunun üzerine geçirmek değildir. Dava kabul edilirse tapu kaydı çoğu durumda yeni malik üzerinde kalır. Buna karşılık alacaklı, kendi alacağı kadar haciz ve satış isteme hakkı kazanır.
Örneğin borçlu evini kardeşine devretmiş olsun. Mahkeme bu devrin alacaklıya karşı geçersiz olduğuna karar verirse alacaklı, ev kardeşin üzerinde görünmeye devam ederken haciz ve satış işlemlerini yürütebilir. Satıştan alacak ve buna bağlı giderler ödendikten sonra para artarsa kalan tutar hak sahibine bırakılır.
Borçlunun davranışı suç oluşturuyorsa alacaklıdan mal kaçırma suçu yönünden ceza soruşturması da söz konusu olabilir. Ancak ceza soruşturması ile bu hukuk davasının şartları farklıdır. Birindeki karar diğer davanın sonucunu tek başına belirlemez.
Tasarrufun iptali davası şartları nelerdir?
Mahkemenin devrin neden yapıldığını inceleyebilmesi için önce temel dava şartlarının bulunması gerekir. Tasarrufun iptali davası şartları genel olarak şunlardır:
- Davacının gerçek bir alacağı bulunmalıdır.
- Borç, kural olarak malın devredildiği tarihten önce doğmuş olmalıdır.
- Borçluya karşı başlatılan icra takibi kesinleşmiş olmalıdır.
- Borçlunun haczedilebilen malları borcu karşılamamalıdır. Bu durum resmi bir haciz tutanağı veya aciz belgesiyle gösterilmelidir.
- Dava, devir veya diğer işlem tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır.
Bu şartlardan biri yoksa satışın şüpheli görünmesi davayı kazanmak için yeterli olmaz. Özellikle borcun doğum tarihi ile devir tarihini karşılaştırmak gerekir. Çek veya senet üzerindeki tarih, borcun gerçek başlangıcı olmayabilir. Borç daha eski bir satış, hizmet veya ticari ilişkiden doğmuşsa sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri, banka hareketleri ve ticari kayıtlar bu tarihi gösterebilir.
Borçlunun malının borcu karşılamadığını hangi belge gösterir?
Uygulamada bu belgeye “aciz belgesi” denir. Belge, yapılan araştırma ve haciz işlemlerine rağmen borçlunun malvarlığının borcu ödemeye yetmediğini gösterir. Kesin aciz belgesinin yanında, bu durumu açıkça gösteren haciz tutanağı da bazı hâllerde yeterli olabilir.
Yalnız borçlunun evinde haczedilecek eşya bulunmadığının yazılması her dosyada yeterli sayılmaz. Banka hesapları, araçlar, taşınmazlar ve bilinen diğer mallar araştırılmadan düzenlenen tutanak eksik bulunabilir.
Yargıtay, icra takibi dava açılmadan önce başlamışsa aciz belgesinin dava sırasında tamamlanmasına izin vermektedir. Belgenin karar kesinleşmeden önce sunulması ve içeriğinin gerçekten borcun karşılanamadığını göstermesi gerekir (Yargıtay HGK, E.2017/2702, K.2021/237, 09.03.2021; Yargıtay 4. HD, E.2024/2890, K.2024/9570, 14.10.2024).
Aciz belgesi bulunmuyorsa görünürdeki satışın gerçekte hiç yapılmadığı iddiasına dayanan farklı bir dava yolu söz konusu olabilir. Ayrıntılı fark için kâğıt üzerindeki satış ile gerçek satışın iptali arasındaki fark yazısına bakabilirsiniz.
Hangi devir ve ödemeler iptal edilebilir?
Kanun, şüpheli işlemleri üç ana grupta toplar. Aynı devir birden fazla gruba girebilir. Önemli olan işlemin adı değil, gerçekte nasıl ve neden yapıldığıdır.
Bağışlar ve çok düşük bedelli satışlar
Borçlunun malını karşılıksız vermesi veya gerçek değerine göre çok düşük bir bedelle satması dava konusu olabilir. Alışılmış doğum günü veya düğün hediyeleri gibi makul hediyeler bu kapsamın dışındadır.
25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren değişiklikten sonra bu işlemler bakımından, aciz belgesinin ya da bu nitelikteki haciz tutanağının düzenlendiği tarihten önceki bir yıllık dönem esas alınır. Borçlu iflas etmişse bir yıl geriye doğru hesap iflasın açıldığı tarihten başlar.
Eski internet yazılarında bu sürenin iki yıl olduğu veya satış bedelinin belirli bir oranla karşılaştırıldığı görülebilir. Bunlar eski kanun metnine dayanır. 25 Aralık 2025’ten sonraki incelemelerde güncel kural kullanılmalıdır. Devir bu değişikliğe yakın bir tarihte yapılmışsa hangi metnin uygulanacağı ayrıca belirlenmelidir.
Borçlarını ödeyemeyen kişinin yaptığı olağan dışı işlemler
Borçlu, mali durumu bozulduktan sonra daha önce söz vermediği hâlde bir kişiye teminat vermiş olabilir. Vadesi gelmemiş borcu erken ödemiş veya normal ödeme yöntemi dışında bir mal vererek borcunu kapatmış olabilir. Haciz, borcu karşılamayan haciz tutanağı veya iflastan önceki bir yıl içinde yapılan bu tür işlemler iptal edilebilir.
İşlemden yararlanan kişi, borçlunun borçlarını ödeyemediğini bilmediğini kanıtlayabilir. Bunun için işlemin ticari nedeni, ödeme belgeleri ve tarafların ilişkisi birlikte açıklanmalıdır.
Alacaklıdan mal kaçırmak için yapılan devirler
Borçlu, malvarlığının borçlarını karşılamadığını bilerek alacaklıların tahsilini engellemek amacıyla işlem yapmış olabilir. Bu durumda malı alan kişinin de borçlunun durumunu ve amacını bildiğinin veya açık işaretler karşısında bilmesi gerektiğinin gösterilmesi gerekir. Ayrıca işlemden sonraki beş yıl içinde borçlu hakkında haciz veya iflas takibi başlatılmış olmalıdır.
Kötü niyet çoğu zaman yazılı bir itirafla ortaya çıkmaz. Mahkeme şu tür olaylara bakar: satış bedelinin gerçekten ödenmemesi, borçlunun evi kullanmaya devam etmesi, yakın ilişki, kısa aralıklarla yapılan devirler, paranın kaynağının açıklanamaması ve işlemin icra takibine çok yakın bir tarihte yapılması.
Yargıtay, devredilen taşınmazda borçlunun oturmaya devam etmesini ve tarafların yakın ilişkisini, malı alan kişinin amacı bildiğini gösteren işaretler arasında değerlendirmiştir (Yargıtay 4. HD, E.2023/2350, K.2023/7895, 13.06.2023).
Borçlu malını eşine veya akrabasına devrederse ne olur?
Akrabaya yapılan her satış geçersiz değildir. Ancak kanun, bazı yakınlar arasındaki işlemlerde satışın gerçek değer üzerinden yapıldığını malı alan kişinin kanıtlamasını ister.
Bu kişiler arasında anne, baba, çocuklar, büyükanne ve büyükbaba, torunlar, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları, eş, evlat edinen ile evlatlık ve aynı evde yaşayan kişiler bulunur. Evlilik devirden önceki son bir yıl içinde sona ermişse eski eş de bu gruba girebilir.
Gerçek satış yapıldıysa banka dekontları, paranın kaynağı, ekspertiz, tapudaki bedel ve taşınmazın kime teslim edildiği önem kazanır. Daha uzak akrabalarda da yakın ilişki, borçlunun durumunun bilinip bilinmediğini anlamak için diğer delillerle birlikte ele alınabilir.
Dava açmak için ne kadar süre vardır?
Google’da sıkça tasarrufun iptali davası zamanaşımı şeklinde aransa da buradaki beş yıllık süre hukuken “hak düşürücü süre”dir. Dava, iptali istenen işlemin yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Mahkeme bu sürenin geçtiğini taraflar söylemese bile dikkate alabilir.
Bu süre, yukarıda anlatılan bir yıllık inceleme döneminden farklıdır. Bir yıllık dönem bazı bağış ve şüpheli işlemlerin hangi tarih aralığında iptal edilebileceğini gösterir. Beş yıllık süre ise davanın açılabileceği son sınırdır.
Takvimi çıkarırken şu tarihleri ayrı ayrı yazın:
- Borcun gerçekte doğduğu tarih,
- Evin, aracın veya başka bir malın devredildiği tarih,
- İcra takibinin başladığı tarih,
- Borçlunun malının yetmediğini gösteren tutanağın veya belgenin tarihi.
Dava hangi mahkemede açılır?
Bu davaya kural olarak asliye hukuk mahkemesi bakar. Alacağın ticari bir ilişkiden doğması veya tarafların şirket olması davayı doğrudan asliye ticaret mahkemesine taşımaz. Yargıtay da bu tür davalarda asliye hukuk mahkemesini görevli kabul etmektedir (Yargıtay 17. HD, E.2016/8983, K.2018/3951, 09.04.2018).
Tasarrufun iptali davası yetkili mahkeme bakımından genel kurallara tabidir. Dava çoğunlukla davalının yerleşim yerindeki mahkemede açılır. Birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri de yetkili olabilir. Taşınmaz başka şehirde diye yalnız o şehirde dava açılması zorunlu değildir; çünkü dava tapu sahibini değiştirmeyi değil alacaklıya haciz ve satış hakkı vermeyi amaçlar.
Bu dava için özel bir zorunlu arabuluculuk şartı bulunmaz. Dilekçede başka talepler de varsa bu talepler bakımından arabuluculuk gerekip gerekmediği ayrıca kontrol edilmelidir.
Tasarrufun iptali davası kime karşı açılır?
Dava genellikle borçluya ve malı borçludan alan kişiye karşı açılır. Borçlu evi bir yakınına, aracını bir arkadaşına veya alacağını başka bir şirkete devrettiyse hem borçlu hem de bu işlemden yararlanan kişi davalı olabilir.
Mal daha sonra başka birine satılmışsa son alıcının durumu da önem kazanır. Son alıcı işlemin amacını biliyorsa dava ona da yöneltilebilir. Bilmiyorsa ve iyi niyetliyse mal üzerindeki hakkı korunabilir. Bu durumda malı borçludan alan ilk kişi, malı elinden çıkardığı tarihteki değer üzerinden ve alacak miktarıyla sınırlı olarak para ödemekle sorumlu tutulabilir.
Mala karşı dava açılan kişinin hangi haklara sahip olduğu iyiniyetli üçüncü kişinin savunması yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Dava sürerken malın yeniden satılması nasıl önlenebilir?
Alacaklı, evin veya aracın dava sırasında yeniden devredilmesinden endişe ediyorsa mahkemeden ihtiyati haciz isteyebilir. İhtiyati haciz, dava bitene kadar malı korumaya yarayan geçici bir önlemdir. Mahkeme talebi değerlendirirken alacağın ve davanın dayanaklarına bakar; gerekli görürse alacaklıdan teminat ister.
Mal artık üçüncü kişinin elinde değilse ve dava malın değeri kadar para istenmesine dönüşmüşse teminat gösterilmeden ihtiyati haciz verilemez.
Yargıtay, ihtiyati haciz kararı için davanın bütün ayrıntılarının kesin biçimde ispatlanmasını beklemenin bu korumayı etkisiz bırakabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 17. HD, E.2016/351, K.2016/706, 21.01.2016).
Dava kazanılırsa tapu kime geçer?
Tapu çoğu durumda borçluya geri dönmez. Mahkeme, alacaklıya taşınmazı haczettirme ve sattırma yetkisi verir. Alacaklı satıştan kendi alacağı, faiz ve takip giderleri kadar pay alabilir.
Mal iyi niyetli başka bir kişiye satılmışsa o kişinin mülkiyeti korunabilir. Bu ihtimalde malı elinden çıkaran ilk alıcının para sorumluluğu incelenir. Yargıtay da sonraki alıcının kötü niyeti kanıtlanamadığında, önceki alıcının malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değer üzerinden sorumlu tutulabileceğini kabul etmektedir (Yargıtay 4. HD, E.2022/1908, K.2022/14150, 08.11.2022).
Tasarrufun iptali davası ne kadar sürer?
Tasarrufun iptali davası ne kadar sürer sorusuna bütün davalar için geçerli bir ay sayısıyla cevap verilemez. Davalı sayısı, tebligatların ulaşıp ulaşmaması, banka ve tapu kayıtlarının toplanması, bilirkişi incelemesi, tanıklar ve istinaf başvurusu süreyi değiştirir.
İşlem zinciri uzunsa dava da genellikle daha fazla araştırma gerektirir. Borçlunun malı önce bir yakınına, ardından başka kişilere devretmesi hâlinde her satışın tarihi, bedeli ve tarafları ayrı ayrı incelenir.
Dava açılmadan önce kronoloji hazırlanması süreci kolaylaştırır. Borcun doğduğu günü, bütün devirleri, icra takibini ve haciz işlemlerini tek sırada gösterin. Her tarihin yanına bunu kanıtlayan belgeyi ekleyin.
Hangi belgeler gerekir?
Alacaklı öncelikle alacağını ve borcun hangi tarihte doğduğunu göstermelidir. Sözleşme, fatura, teslim belgesi, çek, senet, banka hareketi ve ticari kayıtlar bu amaçla kullanılabilir.
İcra dosyasından ödeme emrini, kesinleşme kaydını, haciz tutanaklarını ve malvarlığı sorgularını alın. Devir işlemi için tapu veya araç kayıtlarını, satış sözleşmesini ve mümkünse bütün satış zincirini temin edin.
Satışın gerçek olmadığı veya alacaklıdan mal kaçırma amacı taşıdığı ileri sürülüyorsa ödeme dekontları, ekspertiz, abonelikler, kira kayıtları, vergiler, sigorta ve malı gerçekte kimin kullandığını gösteren belgeler önem kazanır. Mesaj ve e-postaları silmeyin; taraflar arasındaki ilişkiyi ve işlemin nedenini gösterebilirler.
Dava açmadan önce hangi sırayı izlemelisiniz?
Önce işlem tarihini bulun ve beş yıllık sürenin dolup dolmadığını kontrol edin. Ardından alacağın işlemden önce doğduğunu gösteren belgeleri toplayın. İcra dosyasındaki haciz tutanağının borçlunun malvarlığını yeterince araştırıp araştırmadığına bakın.
Son olarak işlemin gerçekten yapılıp yapılmadığını ayırın. Satış yalnız kâğıt üzerindeyse genel muvazaa hükümlerine dayanan dava; satış gerçek fakat alacaklıdan mal kaçırmak için yapılmışsa burada anlatılan dava yolu uygun olabilir. Dava türü, süreyi, gerekli belgeyi ve mahkemeden ne isteneceğini değiştirir.
Sık sorulan sorular
Aciz belgesi dava açıldıktan sonra alınabilir mi?
İcra takibi dava açılmadan önce başlamışsa belge yargılama sırasında tamamlanabilir. Belgenin karar kesinleşmeden önce sunulması ve borçlunun mallarının borcu karşılamadığını açıkça göstermesi gerekir.
Dava açılınca evin veya arabanın satışı durur mu?
Davanın açılması satış veya devri durdurmaz. Malı korumak isteyen alacaklı, şartlarını açıklayarak ihtiyati haciz talep etmelidir.
Karar kesinleşmeden icra işlemi yapılabilir mi?
Bu sorunun cevabı hükümde neye karar verildiğine ve kanun yolu aşamasına bağlıdır. Haciz ve satış yetkisi ile yargılama gideri ve avukatlık ücreti aynı kurala tabi olmayabilir. Kararın hüküm bölümü görülmeden işlem yapılmamalıdır.
Dava adli tatilde devam eder mi?
Adli tatilde hangi sürelerin işleyeceği, yapılan işlemin ve sürenin türüne göre değişir. Tebligat tarihini ve ilgili süreyi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun adli tatil kurallarıyla birlikte kontrol edin.




