Ceza HukukuGenel

Yakınım Gözaltına Alındı: Ne Yapmalıyım?

Yazar 01/09/2026No Comments21 dakikalık okuma
yakınım gözaltına alındı ne yapmalıyım gözaltına alınınca ne yapmalı
İçindekiler

Yakınım Gözaltına Alındı: Ne Yapmalıyım?

“Yakınım gözaltına alındı, ne yapmalıyım?” Böyle bir durumda öncelikle yakınınızın hangi polis merkezi, jandarma birimi veya adliyede bulunduğunu ve mümkünse hangi suç isnadı kapsamında işlem yapıldığını öğrenmeye çalışmalısınız ve vakit kaybetmeden bir ceza avukatı ile iletişime geçmelisiniz.

CMK m.95 uyarınca, kişinin yakalandığı, gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına ya da belirlediği kişiye gecikmeksizin bildirilmelidir. Bu bildirim, koşullara göre telefonla veya kolluk aracılığıyla yapılabilir ve çoğu zaman ailenin sürece ilişkin ilk resmî bilgi kaynağıdır.

Soruşturmanın ilk saatlerinde müdafiinin yani avukatın dosyaya dâhil olması; suç isnadının öğrenilmesi, şüpheliyle ifade öncesinde görüşülmesi, hukuka aykırı işlemlere karşı itiraz yapılması ve lehe delillerin kaybolmadan tespit edilmesi bakımından önem taşır.

Bu yazıda, yakınınız gözaltına alındığında ilk saatlerde atmanız gereken adımları, gözaltındaki kişinin temel haklarını ve kaçınmanız gereken davranışları bulabilirsiniz.

Yakınınız gözaltı aşamasını geçmiş ve hakkında tutuklama kararı verilmişse, doğrudan [Tutuklanan Kişinin Hakları Nelerdir?]ve [Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır?] başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Yakınınız gözaltına alındıysa ilk olarak ne yapmalısınız?

Gözaltı haberini aldıktan sonra şu adımları izleyebilirsiniz:

  1. Yakınınızın tam adı, T.C. kimlik numarası veya pasaport bilgilerini hazırlayın.
  2. Ne zaman, nerede ve hangi birim tarafından götürüldüğünü öğrenmeye çalışın.
  3. Bulunduğu polis merkezi, jandarma birimi veya adliye hakkında bilgi edinin.
  4. Sağlık sorunu veya düzenli kullandığı ilaç varsa bunu ilgili birime ve avukata bildirin.
  5. Soruşturma sürecini takip edebilecek bir avukatla iletişime geçin.

Yakınınızın telefonuna ulaşamamanız veya size hemen bilgi verilmemesi, tek başına olumsuz bir karar verildiği anlamına gelmez. Kişi başka bir kolluk birimine, sağlık kuruluşuna veya adliyeye sevk edilmiş olabilir.

Bu süreçte soruşturmayla ilgili doğrulanmamış bilgileri paylaşmaktan, tanık ya da şikâyetçilerle baskı oluşturabilecek şekilde iletişim kurmaktan ve delil niteliği taşıyabilecek mesaj veya kayıtları silmekten kaçının.

Gözaltı ne demektir?

Gözaltı, bir ceza veya mahkûmiyet değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre yakalanan kişi Cumhuriyet savcılığı tarafından serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması amacıyla gözaltına alınmasına karar verilebilir. 

Gözaltı için tedbirin soruşturma bakımından;

  • zorunlu olması,
  • kişinin suç işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması gerekir.

Günlük dilde birbirinin yerine kullanılsa da yakalama, gözaltı ve tutuklama farklı işlemlerdir:

  • Yakalama, kişinin özgürlüğünün geçici olarak sınırlandırıldığı ilk işlemdir.
  • Gözaltı, yakalanan kişinin soruşturma işlemleri amacıyla belirli süre kollukta tutulmasıdır.
  • Tutuklama, ancak hâkim tarafından verilebilen bir koruma tedbiri kararıdır.

Dolayısıyla yakınınızın gözaltına alınması, tutuklandığı veya suçlu bulunduğu anlamına gelmez. 

Gözaltındaki kişinin nerede olduğunu nasıl öğrenebilirsiniz?

Yakınınızın nerede bulunduğunu bilmiyorsanız, öncelikle yakalamanın gerçekleştiği yerdeki polis veya jandarma birimiyle iletişim kurabilirsiniz. Olayın hangi Cumhuriyet başsavcılığı tarafından soruşturulduğu biliniyorsa ilgili adliye üzerinden de bilgi araştırılabilir.

Bilgi ararken şu ayrıntıları hazır bulundurun:

  • Adı ve soyadı
  • T.C. kimlik veya pasaport numarası
  • Doğum tarihi
  • Yakalandığı düşünülen yer ve saat
  • Olayı gören kişilerin iletişim bilgileri
  • Varsa araç plakası veya kolluk birimine ilişkin bilgi
  • Yabancıysa uyruğu ve Türkiye’deki ikamet bilgileri

Soruşturmanın gizliliği ve kişisel verilerin korunması nedeniyle aile bireylerine her ayrıntı açıklanmayabilir. Bir avukat, ilgili birimlerle görüşerek kişinin nerede bulunduğunu ve hakkında hangi işlemlerin yürütüldüğünü araştırabilir.

Gözaltına alınan kişinin hakları nelerdir?

Gözaltındaki kişi, soruşturma boyunca temel savunma ve kişi güvenliği haklarına sahiptir.

  • Hakkındaki suçlamayı öğrenme hakkı
  • Avukat yardımından yararlanma hakkı
  • Susma hakkı
  • Yakınlarına haber verilmesi hakkı
  • Sağlık kontrolü
  • Gözaltı işlemine itiraz hakkı

Gözaltına alma işleminin veya gözaltı süresinin uzatılması işleminin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa sulh ceza hâkimliği nezdinde tutukluluğa itiraz başvurusu yapılabilir. Bu itiraz yalnızca gözaltındaki kişi tarafından değil; müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ile birinci veya ikinci derece kan hısımları tarafından da yapılabilir. Sulh ceza hâkimi itirazı evrak üzerinden inceleyerek derhâl ve en geç 24 saat içinde karara bağlar.

Yakınınız yabancı uyrukluysa ve gözaltına alınırsa ne yapılmalıdır?

Yakınınız yabancı uyrukluysa uyruğu, pasaport numarası, Türkiye’deki adresi ve Türkçe bilip bilmediği avukata bildirilmelidir.

Şüpheli, kendisini savunabilecek ve yapılan işlemleri anlayabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa ücretsiz tercüman yardımından yararlanma hakkına sahiptir. 

Soruşturma aşamasında gerekli tercüman görevlendirmesi yetkili adli merci tarafından sağlanır. Tercüman desteği, kişinin suçlamayı ve yapılan işlemleri anlayabilmesi bakımından önemlidir.

Ayrıca yabancı kişi yazılı olarak karşı çıkmadığı takdirde, yakalandığı veya gözaltına alındığı vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir. 

→ Yabancı kişinin Türkçe bilmemesi hâlinde yalnızca gündelik konuşma yapabiliyor olması yeterli kabul edilmemeli; suçlamayı, hukuki haklarını ve vereceği ifadenin sonuçlarını anlayabilecek düzeyde iletişim kurabilmesi önemlidir.

Gözaltındaki kişinin ifadesi alınırken nelere dikkat edilmelidir?

Gözaltındaki kişinin kolluk veya Cumhuriyet savcılığı tarafından ifadesi alınabilir. İfade öncesinde kişiye isnat edilen suçun anlatılması; müdafi yardımından yararlanma, susma ve lehine olan delillerin toplanmasını isteme haklarının hatırlatılması gerekir.

Şüphelinin anlamadığı, gerçeği yansıtmadığını düşündüğü veya eksik yazıldığını gördüğü bir ifade tutanağını kontrol etmeden imzalaması doğru değildir. Beyanların tutanağa doğru geçirildiğinden emin olunmalı; varsa düzeltme veya ekleme talepleri ifade tamamlanmadan belirtilmelidir.

Özellikle dosyanın içeriğinin veya suçlamanın kapsamının bilinmediği durumlarda ifade öncesinde müdafi ile görüşülmesi önemlidir. Şüphelinin susma hakkı bulunduğu gibi kendisini suçlamadan kurtarabilecek kamera kaydı, mesaj, tanık veya başka delillerin toplanmasını isteme hakkı da vardır.

Gözaltındaki kişiyle avukat nasıl görüşür?

Gözaltındaki kişinin avukatla görüşebilmesi için noter tarafından düzenlenmiş bir vekâletname bulunması gerekmez. CMK m.154 uyarınca şüpheli, kural olarak vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Ancak kanunda belirtilen bazı suçlar bakımından, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla bu görüşme hakkı en fazla 24 saat süreyle kısıtlanabilir. Bu süre içinde şüphelinin ifadesi alınamaz.

Bu nedenle aile tarafından bir avukatla iletişime geçildiğinde, gözaltındaki kişinin önceden noterden vekaletname çıkarmış olması aranmaz. Avukat ilgili kolluk veya adliye birimine giderek şüpheliyle görüşebilir ve ifade alma veya sorgu işlemlerinde hukuki yardımda bulunabilir.

Avukatın gözaltının erken aşamasında sürece dâhil olması; suç isnadının öğrenilmesi, ifade işleminin takip edilmesi, lehe delillerin tespit edilmesi, gözaltı süresinin kontrol edilmesi ve gerektiğinde gözaltına karşı başvuru yapılabilmesi bakımından önem taşır.

Şüphelinin kendi seçtiği bir avukatı bulunmuyorsa, kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilir. Bazı hâllerde müdafi görevlendirilmesi kişinin talebine bağlıyken, zorunlu müdafilik kapsamındaki durumlarda talep aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

CMK m.150’ye göre kişi müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eder ve isterse müdafi görevlendirilir: Çocuklar, kendisini savunamayacak derecede malul olanlar veya sağır ve dilsiz kişilerde ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda zorunlu müdafilik vardır. 

Müdafi, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak üzere soruşturmanın her aşamasında şüpheliye hukuki yardımda bulunabilir; ifade ve sorgu işlemlerinde yanında bulunabilir.

Gözaltındaki kişiye devlet veya baro avukat verir mi?

Baro tarafından görevlendirilen müdafi ile ailenin seçtiği özel müdafi farklı görevlendirme yollarıdır; şüpheli kendi seçtiği müdafiin yardımından yararlanabilir.

Gözaltı süresi kaç saattir? Gözaltında en fazla ne kadar kalınabilir?

Gözaltı süresi kural olarak yakalama anından itibaren en fazla 24 saattir. Kişinin en yakın hâkim veya mahkemeye götürülmesi için gerekli yol süresi bu süreye dâhil edilmez; ancak yol süresi 12 saati geçemez.

Toplu suçlarda delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının fazlalığı nedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresini her defasında bir gün olmak üzere en fazla üç gün daha uzatabilir. Böylece gözaltı süresi, şartları varsa toplam dört güne ulaşabilir. Uzatma kararının yazılı olması ve gözaltındaki kişiye bildirilmesi gerekir.

Suçüstü hâlleri, bazı suç türleri ve özel kanunlarda düzenlenen durumlarda farklı süre ve usuller uygulanabilir. Bu nedenle “Gözaltına alınan kişi 24 saat içinde mutlaka serbest bırakılır” şeklindeki bilgi her dosya için doğru değildir. Kesin süre belirlenirken yakalama saati, suç isnadı, uzatma kararı ve sevk için gereken yol süresi birlikte değerlendirilmelidir.

Gözaltındaki kişi kanuni sürenin sonunda serbest bırakılmazsa sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır ve sorgu sırasında müdafii hazır bulunur. Gözaltı süresinin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi veya kanunda belirtilen yakınları tarafından sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

Gözaltından sonra ne olur?

Gözaltı sonrasında dosyanın durumuna göre farklı kararlar verilebilir:

  1. Kişi kolluk veya savcılık aşamasında serbest bırakılabilir.
  2. Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınabilir.
  3. Adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilebilir.
  4. Tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilebilir.
  5. Hâkimlik serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklama kararı verebilir.

Tutuklama talep edilmiş olması, hâkimin mutlaka tutuklama kararı vereceği anlamına gelmez.

Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve kanunda öngörülen bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. 

Kaçma veya saklanma şüphesi ile delilleri yok etme, gizleme, değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı kurulması ihtimali tutuklama nedenleri arasında yer alır. Ayrıca tutuklama tedbirinin ölçülü olması gerekir.

Sulh ceza hâkimliği tarafından tutuklama kararı verilmesi hâlinde gözaltı süreci sona ererek tutukluluk süreci başlar.  Yakınınız hakkında tutuklama kararı verildiyse cezaevine sevk, avukatla görüşme, aile görüşmeleri ve tutukluluk sürecindeki diğer haklar hakkında ayrıntılı bilgi için Tutuklanan Kişinin Hakları Nelerdir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Tutuklama kararı verilmiş olması, kişinin yargılama sonuna kadar mutlaka tutuklu kalacağı anlamına gelmez. 

Tutuklama kararına karşı kanunda öngörülen süre ve usule uygun şekilde itiraz edilebilir; ayrıca soruşturma ve kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında tahliye talebinde bulunulabilir. Tutuklama kararına kimin, hangi sürede ve hangi gerekçelerle itiraz edebileceği hakkında ayrıntılı bilgi için Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Savcı tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk ederse ne olur?

Cumhuriyet savcısının şüpheliyi tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmesi, kişinin tutuklandığı anlamına gelmez. Soruşturma aşamasında tutuklama kararını Cumhuriyet savcısı değil, sulh ceza hâkimi verir. Savcının tutuklama isteminde ayrıca adli kontrol tedbirlerinin neden yetersiz kalacağını gösteren gerekçeleri belirtmesi gerekir.

Şüpheli, sulh ceza hâkimi önüne çıkarılarak sorgulanır ve bu aşamada müdafiin hukuki yardımından yararlanır. Hâkim, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunup bulunmadığını, kaçma veya delilleri karartma gibi bir tutuklama nedeninin mevcut olup olmadığını ve tutuklamanın ölçülü olup olmadığını değerlendirir. 

Tutuklama bir ceza değil, koruma tedbiridir ve kanundaki şartlar oluşmadan uygulanamaz.

Müdafi, sorgu sırasında tutuklama şartlarının oluşmadığını ileri sürebilir; dosyanın durumuna göre sabit ikametgâh, iş ve aile bağları, delillerin toplanmış olması, kaçma veya delilleri etkileme tehlikesinin bulunmaması gibi hususları ortaya koyabilir. Ayrıca tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını talep edebilir. 

Sulh ceza hâkimi sorgu sonunda şüphelinin serbest bırakılmasına, adli kontrol altına alınmasına veya tutuklanmasına karar verebilir. Bu nedenle savcının tutuklama talebi hâkim açısından bağlayıcı değildir. Tutuklama kararı verilmesi hâlinde ise şüpheli ceza infaz kurumuna sevk edilir ve bu karara karşı itiraz edilebilir.

Tutuklama kararı verilmişse, kararın ardından izlenebilecek hukuki yollar hakkında ayrıntılı bilgi için “Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır?” başlıklı yazımızı; cezaevine sevk ve tutukluluk sürecindeki haklar hakkında bilgi için ise “Tutuklanan Kişinin Hakları Nelerdir?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Gözaltındaki kişinin yakınları hangi davranışlardan kaçınmalıdır?

Yakınınıza yardımcı olmaya çalışırken soruşturmayı zorlaştırabilecek davranışlardan kaçının:

  • Doğrulanmamış bilgileri sosyal medyada paylaşmayın.
  • Mesaj, fotoğraf, kamera kaydı veya belgeleri silmeyin.
  • Resmî sıfatı bulunmayan kişilere para veya belge vermeyin.
  • Sağlık sorunlarını ve düzenli kullanılan ilaçları gizlemeyin.
  • Elinizde olayla ilgili belge veya kayıt varsa bunları değiştirmeden muhafaza edin ve avukata iletin.

SIK SORULAN SORULAR

Gözaltındaki yakınımla telefonla görüşebilir miyim?

Yakınlara haber verilmesi ile aile bireyleriyle telefonla görüşme aynı hak değildir. Telefonla görüşme imkânı, işlemin niteliğine ve ilgili birimin uygulamasına göre değişebilir.

Gözaltındaki kişi avukat gelmeden ifade vermek zorunda mı?

Gözaltındaki kişinin isnat edilen suç hakkında ifade vermek veya sorulara cevap vermek zorunluluğu yoktur. CMK m.147 uyarınca şüpheliye susma hakkı bulunduğu ve müdafi yardımından yararlanabileceği bildirilmelidir. Şüpheli avukat yardımından yararlanmak istediğini bildirmişse bu hakkın fiilen kullanılmasına imkân tanınması gerekir.

Bununla birlikte her soruşturmada avukatın ifade sırasında bulunması zorunlu değildir. Şüpheli müdafi istemezse ve CMK m.150 kapsamında zorunlu müdafilik gerektiren bir durum bulunmuyorsa müdafi olmaksızın da ifade verebilir. Ancak Şüpheli, müdafiiyle görüşmeden önce suçlamaya ilişkin beyanda bulunmayacağını söyleyerek susma hakkını kullanabilir.

Yakınıma ilaç götürebilir miyim?

Kronik hastalık ve düzenli ilaç kullanımı ilgili birime ve avukata hemen bildirilmelidir. İlacın kullanılması veya teslimi, sağlık personeli ve kolluk biriminin prosedürüne göre gerçekleştirilir.

Gözaltına alınmak sabıka kaydına işler mi?

Gözaltına alınmak tek başına mahkûmiyet değildir ve adli sicil kaydı anlamına gelmez. Adli sicile ilişkin sonuçlar, yargılama sonunda verilen ve kanunda belirtilen nitelikteki kararlara bağlıdır.

Yakınım başka bir şehirde tutulabilir mi?

Yakalama yeri, soruşturmayı yürüten savcılık ve kişinin sevk edildiği birim farklı olabilir. Bu nedenle son görüldüğü yer, yakalama saati ve götüren birime ilişkin bilgiler önemlidir.

Polis gözaltındaki kişinin hangi suçtan alındığını aileye söylemek zorunda mı?

Gözaltındaki kişinin ailesine, kişinin yakalandığı veya gözaltına alındığı konusunda haber verilmesi gerekir; ancak aileye soruşturmanın bütün ayrıntılarının veya dosyadaki delillerin açıklanması zorunlu değildir. CMK m.95 uyarınca kişinin yakalandığı, gözaltına alındığı veya gözaltı süresinin uzatıldığı, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği kişiye gecikmeksizin bildirilir.

Buna karşılık isnat edilen suçun şüpheliye bildirilmesi savunma hakkının bir parçasıdır. Soruşturmanın gizliliği ve kişisel verilerin korunması nedeniyle kolluk veya savcılık aile bireylerine dosyanın içeriği hakkında sınırlı bilgi verebilir. Bu durumda müdafi, soruşturma makamlarıyla görüşerek suç isnadını ve yapılan işlemleri hukuken mümkün olduğu ölçüde araştırır.

Barodan gelen avukat yerine özel avukat tutulabilir mi?

Evet. Şüpheli, baro tarafından bir müdafi görevlendirilmiş olsa bile daha sonra kendi seçtiği özel bir avukatın hukuki yardımından yararlanabilir. CMK’ya göre şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında müdafi seçme hakkına sahiptir.

CMK m.156/3 uyarınca şüpheli veya sanığın sonradan kendi müdafiini seçmesi hâlinde, baro tarafından görevlendirilen müdafiin görevi sona erer. Bu nedenle gözaltının ilk aşamasında barodan müdafi görevlendirilmiş olması, daha sonra kişinin veya ailesinin özel bir ceza avukatıyla çalışmasına engel değildir.

Savcı tutuklamaya sevk ederse ne olur?

Cumhuriyet savcısının şüpheliyi tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmesi, kişinin tutuklandığı anlamına gelmez. Tutuklama kararını savcı değil, sulh ceza hâkimi verir.

Şüpheli hâkim önüne çıkarılarak sorgulanır ve sorgu sırasında müdafii hazır bulunur. Hâkim; dosyadaki delilleri, kuvvetli suç şüphesinin bulunup bulunmadığını, kaçma veya delilleri etkileme gibi bir tutuklama nedeninin mevcut olup olmadığını ve tutuklamanın ölçülü olup olmadığını değerlendirir. Sorgu sonunda şüphelinin serbest bırakılmasına, hakkında adli kontrol uygulanmasına veya tutuklanmasına karar verilir.

Gözaltından doğrudan cezaevine gönderilir mi?

Bir ceza soruşturmasında gözaltındaki kişi, yalnızca polis veya Cumhuriyet savcısının kararıyla doğrudan tutuklu olarak cezaevine gönderilemez. Tutuklama kararı ancak hâkim tarafından verilir.

Cumhuriyet savcısı kişinin tutuklanmasını gerekli görürse şüpheliyi tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk eder. Şüphelinin sorgusu yapıldıktan sonra hâkim tutuklama kararı verirse kişi tutuklu olarak ceza infaz kurumuna gönderilir. Hâkim serbest bırakma veya adli kontrol kararı verir.

Bu nedenle gözaltı ile tutuklama aynı işlem değildir; gözaltındaki her kişi cezaevine gönderilmez.

Yakınım gözaltında ama hangi karakolda olduğunu bulamıyorum, ne yapmalıyım?

Yakınınızın hangi polis merkezi veya kolluk biriminde bulunduğunu bilmiyorsanız öncelikle nerede ve yaklaşık hangi saatte yakalandığını, hangi ekip veya birim tarafından götürüldüğünü tespit etmeye çalışın. Kişinin adı ve soyadı, T.C. kimlik veya pasaport numarası gibi bilgileri hazır bulundurarak yakalamanın gerçekleştiği bölgedeki polis veya jandarma birimleriyle iletişim kurabilirsiniz..

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı biliniyorsa ilgili adliye üzerinden de araştırabilirsiniz. Bununla birlikte soruşturmanın gizliliği ve kişisel verilerin korunması nedeniyle aile bireylerine her bilgi verilmeyebilir.

Yakınınıza ulaşamıyor ve hangi birimde bulunduğunu bilmiyorsanız, bir müdafi ilgili kolluk ve adli makamlarla iletişim kurarak kişinin bulunduğu yeri ve hakkında yürütülen işlemleri araştırabilirsiniz. 

Gözaltına alınan yabancı sınır dışı edilir mi?

Bir yabancının yalnızca gözaltına alınmış veya hakkında ceza soruşturması başlatılmış olması, kendiliğinden sınır dışı edileceği anlamına gelmez. Ceza soruşturması ile sınır dışı etme işlemi birbirinden farklı hukuki süreçlerdir.

Bununla birlikte dosyanın niteliği, yabancılar hukuku bakımından ayrıca sonuç doğurabilir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinde belirtilen sınır dışı etme sebeplerinden birinin mevcut olduğunun değerlendirilmesi hâlinde yabancı hakkında idari süreç başlatılabilir. Özellikle kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğu değerlendirilen yabancılar bakımından sınır dışı etme kararı gündeme gelebilir.

Ancak ceza soruşturmasının bulunması ile sınır dışı kararının hukuka uygunluğu aynı şey değildir. Yabancının ikamet veya çalışma izni, Türkiye’deki aile bağları, isnat edilen fiilin niteliği, hakkında verilen adli kararlar ve YUKK m.55’teki sınır dışı etme yasağı kapsamına girip girmediği değerlendirilmelidir.

 

Yorum yaz