
İçindekiler
- 1. Giriş
- 2. 89/1 Haciz İhbarnamesi Nedir?
- 3. İİK m.89’un Amacı Nedir?
- 4. 89/1 Haciz İhbarnamesinde Taraflar Kimlerdir?
- 5. Hangi Alacak ve Mallar İçin 89/1 Gönderilebilir?
- 6. 89/1 Haciz İhbarnamesi Uygulamada Nasıl Gönderilir?
- 7. Birinci Haciz İhbarnamesinde Neler Bulunur?
- 8. 89/1 Geldiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
- 9. Takip Borçlusuna Gerçekten Borcum Varsa Ne Olur?
- 10. Borcun Yalnızca Bir Kısmı Varsa Ne Yapılır?
- 11. Takip Borçlusuna Hiç Borcum Yoksa Ne Yapmalıyım?
- 12. 89/1 Haciz İhbarnamesine Nasıl İtiraz Edilir?
- 13. 89/1’e İtiraz Edilirse Ne Olur?
- 14. Gerçeğe Aykırı 89/1 İtirazının Sonuçları Nelerdir?
- 15. 89/1’e Hiç Cevap Verilmezse Ne Olur?
- 16. Borcun Zimmette Sayılması Ne Demektir?
- 17. 89/2 İkinci Haciz İhbarnamesi Nedir?
- 18. 89/3 Üçüncü Haciz İhbarnamesi Nedir?
- 19. 89/3 Menfi Tespit Davası Nedir?
- 20. Menfi Tespit Davasında İspat Yükü Kimdedir?
- 21. Dava Açıldığını İcra Dairesine Bildirmek Gerekir mi?
- 22. Menfi Tespit Davası Kaybedilirse Ne Olur?
- 23. 89/1, 89/2 ve 89/3 Arasındaki Farklar
- 24. Gerçekte Borçlu Olmadığı Hâlde Para Ödemek Zorunda Kalan Üçüncü Kişi Ne Yapabilir?
- 25. 89/1’e Süresinde İtiraz Edemeyen Kişi Gecikmiş İtiraz Yapabilir mi?
- 26. 89/1 ile Haciz Müzekkeresi Aynı Şey midir?
- 27. Gelecekte Doğacak Alacaklara 89/1 Gönderilebilir mi?
- 28. Bankalara 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir mi?
- 29. Bankalara 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilmesi ile Haciz Müzekkeresi Gönderilmesinin Farkı
- 30. Kiracıya 89/1 Gönderilebilir mi?
- 31. İşverene 89/1 Gönderilebilir mi?
- 32. Ana Yüklenici ve Hakediş Alacaklarında 89/1
- 33. Kamu Kurumlarına 89/1 Gönderilebilir mi?
- 34. Üçüncü Kişinin Elindeki Taşınır Mallarda 89/1
- 35. Şirket Merkezine veya Şubeye 89/1 Gönderilebilir mi?
- 36. 89/1’e İtiraz ile Şikâyet Arasındaki Fark Nedir?
- 37. 89/1 Tebligatı Usulsüzse Ne Olur?
- 38. 89/1 Hakkında Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
- 39. Sık Sorulan Sorular
Giriş
Bir kişi veya şirket hakkında icra takibi yapılması, yalnızca borçlunun kendisinin elindeki mallarının haczedilebileceği anlamına gelmez. Borçlunun banka hesabındaki para, müşterisinden olan ticari alacağı, kiracısından alacağı kira bedeli, bir yükleniciden doğan hakedişi veya başka bir kişinin elinde bulunan taşınır malı da şartları varsa haczedilebilir.
Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan bu tür mal ve alacaklarının haczinde en önemli düzenlemelerden biri İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesidir. Uygulamada bu madde kapsamında gönderilen ilk bildirim genellikle 89/1 haciz ihbarnamesi veya birinci haciz ihbarnamesi olarak adlandırılır.
89/1 haciz ihbarnamesi alan kişi veya şirket açısından en önemli konu süredir. Takip borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını, borcun daha önce ödendiğini veya hacze konu malın elinde olmadığını ileri sürecek üçüncü kişinin, kural olarak haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine bildirimde bulunması gerekir. İtiraz edilmemesi hâlinde süreç ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerine kadar ilerleyebilir ve gerçekte mevcut olmayan bir borç nedeniyle dahi üçüncü kişi hakkında cebri icra riski ortaya çıkabilir.
Bu yazıda 89/1 haciz ihbarnamesinin ne olduğu, hangi durumlarda gönderildiği, üçüncü kişinin ne yapması gerektiği, 89/1–89/2–89/3 süreci, itiraz süreleri, menfi tespit davası, gerçeğe aykırı itiraz, banka ve şirket uygulamaları, doğacak alacakların haczi ve usulsüz tebligat gibi uygulamada önem taşıyan konular baştan sona açıklanmaktadır.
Elinize İİK 89/1 haciz ihbarnamesi geldiyse buna bir icra avukatı aracılığıyla itiraz etmenizi tavsiye ederiz.
İcra hukuku ile alakalı yazılarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
89/1 Haciz İhbarnamesi Nedir?
İİK m.89, takip borçlusunun üçüncü kişilerde bulunan belirli alacaklarının, talep haklarının ve üçüncü kişinin elindeki taşınır mallarının haczini düzenler.
Kanunun birinci fıkrasına göre, hamiline ait olmayan veya cirosu mümkün bir senede dayanmayan bir alacak veya başka bir talep hakkı ya da borçlunun üçüncü kişinin elindeki taşınır malı haczedildiğinde, üçüncü kişiye bir haciz ihbarnamesi gönderilir.
Bu bildirimle üçüncü kişiye özetle şu söylenir:
- Takip borçlusuna borcunuz varsa artık borçluya ödeme yapmayın.
- Haciz kapsamında yapılması gereken ödemeyi icra dairesine yapın.
- Borçluya ait haczedilmiş bir taşınır mal elinizdeyse bunu borçluya teslim etmeyin.
- Böyle bir borç veya mal bulunmuyorsa kanuni süresi içerisinde itiraz edin.
İİK m.89/1, takip borçlusuna yapılan ödemenin haciz karşısında geçerli olmayacağını da açıkça düzenler.
89/1 neden “birinci haciz ihbarnamesi” olarak adlandırılır?
İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği m.42 bu belgeyi açıkça “Birinci haciz ihbarnamesi” olarak düzenlemektedir.
Uygulamada:
- 89/1 denildiğinde birinci haciz ihbarnamesi,
- 89/2 denildiğinde ikinci haciz ihbarnamesi,
- 89/3 denildiğinde üçüncü haciz ihbarnamesi anlaşılır.
İİK m.89’un Amacı Nedir?
Amaç, borçlunun kendi elinde bulunmayan fakat malvarlığına dâhil olan ekonomik değerlere ulaşabilmektir.
Örnek: A, B’den 1.000.000 TL alacaklıdır ve B hakkında icra takibi yürütmektedir. A, B’nin C şirketinden 600.000 TL ticari alacağı bulunduğunu öğrenirse, bu alacağın haczini isteyebilir. Burada haczedilen C şirketinin kendi malvarlığı değil, takip borçlusu B’nin C’den olan alacağıdır. C ise bu ilişkide üçüncü kişi konumundadır.
89/1 haciz ihbarnamesi ile C’ye “B’ye olan borcunu artık B’ye ödeme; haciz nedeniyle ödeme icra dosyasına yapılmalıdır.” denir.
89/1 Haciz İhbarnamesinde Taraflar Kimlerdir?
Takip alacaklısı: İcra takibini başlatan ve alacağını tahsil etmek isteyen kişidir.
Takip borçlusu: Hakkında icra takibi yürütülen kişidir.
Üçüncü kişi: Takip borçlusuna borcu olan veya takip borçlusunun malını elinde bulundurduğu düşünülen gerçek veya tüzel kişidir.
Örneğin üçüncü kişi:
- banka,
- kiracı,
- borçlunun müşterisi,
- işveren,
- ana yüklenici,
- alt yüklenici,
- şirket,
- kamu kurumu olabilir.
Üçüncü kişiye İİK m.89/1 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesi, üçüncü kişiyi doğrudan takip borçlusu hâline getirmez. Ancak üçüncü kişi, haciz ihbarnamesine kanuni süresi içinde itiraz etmezse haczedilen malın elinde veya borcun zimmetinde bulunduğu kabul edilir. İtiraz edilmemesi hâlinde ikinci ve devamında üçüncü haciz ihbarnamesi aşamalarına geçilir.
Hangi Alacak ve Mallar İçin 89/1 Gönderilebilir?
İİK m.89’un kapsamı yalnızca banka hesabındaki paradan ibaret değildir. Başlıca üç grup söz konusudur:
Borçlunun üçüncü kişideki para alacağı
Örneğin:
- ticari satış bedeli,
- cari hesap alacağı,
- kira alacağı,
- hizmet bedeli,
- hakediş alacağı,
- banka mevduatı,
- belirli şartlarda devam eden sözleşmelerden doğan alacaklar.
Borçlunun üçüncü kişiye karşı diğer talep hakları
Para alacağı dışında ekonomik değer taşıyan ve haczi mümkün bazı talep hakları da m.89 kapsamında değerlendirilebilir.
Borçlunun üçüncü kişinin elindeki taşınır malı
Örneğin borçlu şirkete ait makineler başka bir şirketin deposunda bulunuyorsa, şartları varsa bu mallar yönünden üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği m.42 de birinci haciz ihbarnamesinin hem alacak ve talep hakları hem de üçüncü kişinin elindeki taşınır mal bakımından kullanılacağını açıkça düzenlemektedir.
89/1 Haciz İhbarnamesi Uygulamada Nasıl Gönderilir?
İcra takibinde haciz isteme aşamasına gelindikten sonra alacaklı, borçlunun üçüncü kişi nezdindeki haczi mümkün hak ve alacaklarının haczini talep eder. Alacaklı şahsen bir dilekçe ile isteyebileceği gibi avukatı aracılığıyla UYAP üzerinden de 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebini takibin yapıldığı icra dairesine iletebilir.
Birinci Haciz İhbarnamesinde Neler Bulunur?
İcra ve İflâs Kanunu Yönetmeliği m.42 uyarınca birinci haciz ihbarnamesinde başlıca:
- icra dosyasının numarası,
- üçüncü kişinin adı ve adresi,
- alacaklı ve borçlu bilgileri,
- varsa vekil bilgileri,
- takip alacağının tutarı,
- faiz ve giderler,
- haczin neye ilişkin olduğu,
- haczin hangi miktar için yapıldığı yer alır.
Ayrıca üçüncü kişiye;
- borcunu takip borçlusuna ödememesi,
- borçluya yapacağı ödemeyi icra dairesine ödemesi,
- hacizli malı borçluya vermemesi,
- itirazı varsa 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi ihtar edilir.
89/1 Geldiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Birinci haciz ihbarnamesi alan kişi veya şirketin ilk yapması gereken şey tebliğ tarihini tespit etmektir. Şunlara dikkat edilmelidir:
- Takip borçlusuyla herhangi bir hukuki ilişki var mı?
- Takip borçlusuna bugün itibarıyla borç var mı?
- Borcun miktarı ne kadar?
- Borç daha önce ödendi mi?
- Devam eden bir sözleşmeden daha sonra alacak doğacak mı?
- Takip borçlusuna ait bir taşınır mal elde bulunuyor mu?
- İhbarname usulüne uygun tebliğ edilmiş mi?
Özellikle şirketlerde haciz ihbarnamesinin yalnızca sekreterlik veya muhasebe biriminde bekletilmesi ciddi sonuçlara yol açabilir.
Takip Borçlusuna Gerçekten Borcum Varsa Ne Olur?
Üçüncü kişinin takip borçlusuna gerçekten borcu varsa, haciz ihbarnamesinden sonra bu borç bakımından takip borçlusuna ödeme yapılmamalıdır. Borcun ödeme zamanı geldiğinde haciz gereği dikkate alınarak icra dosyasına ödeme yapılmalıdır. Yani, İİK m.89/1’e göre takip borçlusuna yapılan ödeme haciz karşısında geçerli değildir. Öte yandan, haciz ihbarnamesi, borcun vadesini kendiliğinden öne çekmez; borcun niteliği, vadesi ve haczin kapsamı ayrıca değerlendirilir.
Örneğin C şirketinin takip borçlusu B’ye 300.000 TL borcu varsa ve C’ye usulüne uygun 89/1 tebliğ edilmişse, C artık haciz kapsamındaki borcu B’ye ödeyerek sorumluluğundan kurtulamaz.
Borcun Yalnızca Bir Kısmı Varsa Ne Yapılır?
Haciz ihbarnamesinde 1.000.000 TL yazması, üçüncü kişinin otomatik olarak takip borçlusuna 1.000.000 TL borçlu olduğu anlamına gelmez.
Örneğin üçüncü kişinin gerçek borcu 200.000 TL ise bu durum açıkça belirtilmelidir.
Üçüncü kişi, “takip borçlusuna 200.000 TL borcumuz bulunmakta olup bunun üzerindeki tutar yönünden borcumuz bulunmamaktadır” şeklinde kısmi beyanda bulunabilir. Bu tür durumlarda üçüncü kişinin kendi muhasebe kayıtlarını, sözleşmelerini, faturalarını ve ödeme belgelerini doğru değerlendirmesi önemlidir.
Takip Borçlusuna Hiç Borcum Yoksa Ne Yapmalıyım?
İİK m.89/2’ye göre üçüncü kişi;
- borcu olmadığını,
- malın elinde bulunmadığını,
- borcun ihbarname tebliğinden önce ödendiğini,
- malın daha önce tüketildiğini,
- malın kusuru olmaksızın telef olduğunu,
- malın takip borçlusuna ait olmadığını,
- malın kendisine rehnedilmiş olduğunu,
- alacağın daha önce borçluya veya onun gösterdiği yere ödendiğini ileri sürebilir.
(Kanunda bu durumlar örnekleme yoluyla sayılmıştır.)
89/1 İtiraz Süresi Kaç Gündür?
89/1 haciz ihbarnamesine itiraz süresi tebliğden itibaren 7 gündür.
Gün olarak belirlenen icra sürelerinin hesaplanmasında İİK m.19 uygulanır. Buna göre tebliğin yapıldığı ilk gün hesaba katılmaz. Sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre, tatili takip eden gün sona erer.
Örneğin 89/1 Pazartesi günü tebliğ edilmişse, tebliğ günü hesaba katılmadan ertesi günden itibaren süre hesaplanır.
Elektronik tebligatta süre ne zaman başlar?
Elektronik tebligatlarda ayrıca 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a dikkate alınmalıdır. Elektronik tebligat, elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Özellikle şirketlerde ve elektronik tebligat zorunluluğuna tabi kişilerde süre hesabı bu nedenle dikkatle yapılmalıdır.
89/1 Haciz İhbarnamesine Nasıl İtiraz Edilir?
İtiraz, haciz ihbarnamesini gönderen icra dairesine yapılır. İİK m.89, bildirimin yazılı veya sözlü yapılabileceğini düzenlemektedir.
Uygulamada özellikle şirketler ve yüksek tutarlı dosyalar bakımından yazılı ve dosyaya kayıtlı bir itiraz tercih edilmesi ispat bakımından daha güvenlidir.
İtirazda, hangi icra dosyasına ve hangi haciz ihbarnamesine cevap verildiğinin belirtilmesi ve üçüncü kişinin itirazının tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması önemlidir. Somut olayın niteliğine göre takip borçlusuyla olan ilişkinin, gerçek borç miktarının, daha önce yapılan ödemelerin ve bunlara ilişkin belgelerin de dilekçeye eklenmesi faydalı olacaktır.
Üçüncü kişinin m.89 kapsamında yaptığı beyan harç ve resme tabi değildir.
89/1’e İtiraz Edilirse Ne Olur?
Üçüncü kişi 7 günlük süre içerisinde geçerli şekilde “takip borçlusuna borcum yoktur.” şeklinde itiraz etmişse, artık üçüncü kişi bakımından 89/2 ve 89/3 zinciri normal şekilde devam etmez.
Ancak bu durum üçüncü kişinin beyanının kesin olarak doğru kabul edildiği anlamına gelmez.
Takip alacaklısı, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu düşünüyorsa İİK m.89/4 uyarınca icra mahkemesine başvurabilir. Bu durumda alacaklı, üçüncü kişinin verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğunu ispat ederek, üçüncü kişinin İİK m.338/1 uyarınca cezalandırılmasını ve ayrıca gerçeğe aykırı beyan nedeniyle uğradığı zararın tazmin edilmesini talep edebilir. İcra mahkemesi, tazminata ilişkin talebi genel hükümlere göre değerlendirir.
89/4 başvurusunda ispat yükü alacaklı üzerindedir. Alacaklı, üçüncü kişinin gerçekten takip borçlusuna borçlu olduğunu veya borçluya ait malı elinde bulundurduğunu somut delillerle ortaya koymalıdır. Bu amaçla banka kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, faturalar, sözleşmeler, cari hesap kayıtları, ödeme belgeleri ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren diğer deliller kullanılabilir.
Dolayısıyla 89/1’e süresinde itiraz edilmesi, üçüncü kişiyi 89/2 ve 89/3 sürecinden çıkarır; ancak alacaklının, itirazın gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek İİK m.89/4 kapsamında başvuru yapma hakkını ortadan kaldırmaz.
Gerçeğe Aykırı 89/1 İtirazının Sonuçları Nelerdir?
İİK m.89/4’e göre alacaklı, üçüncü kişinin verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek:
- üçüncü kişinin İİK m.338/1 uyarınca cezalandırılmasını,
- ayrıca uğradığı zararın tazmin edilmesini isteyebilir.
İİK m.338/1’e göre, Kanun uyarınca istenen beyanı gerçeğe aykırı yapan kişi, alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir.
Bununla birlikte her hatalı veya eksik cevap bu yaptırımları doğurmaz. Gerçeğe aykırılığın ve tazminat bakımından alacaklının uğradığı zararın somut olayda değerlendirilmesi gerekir.
İİK m.89/4 kapsamında tazminata hükmedilebilmesi için, Yargıtay uygulamasına göre haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliğ edildiği tarih itibarıyla takip borçlusunun üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, muaccel ve İİK m.89/1 kapsamında haczedilebilir bir alacağının bulunması gerekir.
Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğunu ispat yükü takip alacaklısına aittir. Alacaklı, üçüncü kişinin beyanının aksini İİK m.68’de sayılan belgelerle sınırlı olmaksızın her türlü delille ispatlayabilir.
Alacaklı 89/1’e Yapılan İtirazın Kaldırılmasını İsteyebilir mi?
Hayır. 89/1 haciz ihbarnamesine yapılan itiraz ile takip borçlusunun ödeme emrine yaptığı itiraz birbirinden farklıdır.
Normal bir ilamsız icra takibinde takip borçlusu ödeme emrine itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklı, kanundaki şartların bulunması hâlinde İİK m.68 uyarınca itirazın kaldırılmasını isteyerek duran takibin devamını sağlamaya çalışabilir.
89/1 haciz ihbarnamesinde ise itiraz eden kişi asıl icra takibinin borçlusu değil, üçüncü kişidir.
Örneğin üçüncü kişi, “Takip borçlusuna herhangi bir borcum bulunmamaktadır.” şeklinde süresinde itiraz ettiğinde asıl icra takibi durmaz; yalnızca üçüncü kişi bakımından 89/2 ve 89/3 aşamalarına geçilmesinin önüne geçilmiş olur.
Bu nedenle üçüncü kişinin 89/1’e yaptığı itiraz hakkında İİK m.68’deki itirazın kaldırılması yolu uygulanmaz.
Ancak alacaklı, üçüncü kişinin “borcum yoktur” şeklindeki beyanının gerçeğe aykırı olduğunu düşünüyorsa hukuki imkânı sona ermiş değildir. Bu durumda özel olarak İİK m.89/4 uygulanır.
İİK m.89/4’e göre üçüncü kişi haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz etmişse alacaklı, üçüncü kişinin verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İİK m.338/1 uyarınca cezalandırılmasını ve ayrıca uğradığı zarar nedeniyle tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir.
Örneğin üçüncü kişi, “Takip borçlusuna hiçbir borcum yoktur.” şeklinde cevap vermiş olmasına rağmen alacaklı, haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte üçüncü kişinin takip borçlusuna gerçekte 500.000 TL borcu bulunduğunu ileri sürüyorsa, İİK m.89/4 kapsamında icra mahkemesine başvurabilir. Bu durumda gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu ispat yükü alacaklıdadır. Yargıtay uygulamasına göre alacaklı, üçüncü kişinin beyanının aksini İİK m.68’de sayılan belgelerle sınırlı olmaksızın her türlü delille ispatlayabilir; örneğin tarafların sözleşmeleri, faturaları, banka kayıtları, cari hesapları ve ticari defterleri incelenebilir.
İİK m.338/1 ise Kanun uyarınca istenen beyanı gerçeğe aykırı şekilde yapan kişinin, alacaklının şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabileceğini düzenlemektedir.
89/1’e Hiç Cevap Verilmezse Ne Olur?
Üçüncü kişi birinci haciz ihbarnamesine tebliğden itibaren 7 gün içinde itiraz etmezse mal üçüncü kişinin elinde veya borç üçüncü kişinin zimmetinde sayılır. Fakat bu aşamada üçüncü kişi hemen nihai biçimde ödeme yapmak zorunda bırakılmaz. İkinci haciz ihbarnamesi gönderilir.
Borcun Zimmette Sayılması Ne Demektir?
Borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması, üçüncü kişi ile takip borçlusu arasında gerçekte yeni bir borç doğduğu anlamına gelmez. Bu, İİK m.89’un üçüncü kişinin süresinde itiraz etmemesine bağladığı hukuki bir sonuçtur.
89/2 İkinci Haciz İhbarnamesi Nedir?
Birinci haciz ihbarnamesine 7 gün içinde itiraz edilmemişse üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderilir.
İkinci ihbarnamede üçüncü kişiye:
- ilk haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi,
- süresinde itiraz edilmediği,
- bu nedenle borcun zimmetinde veya malın elinde sayıldığı bildirilir.
Üçüncü kişiye buna rağmen yeniden 7 günlük itiraz süresi tanınır.
89/1’e cevap vermedim, 89/2 geldi. Hâlâ itiraz edebilir miyim?
Evet. 89/1 süresinin geçirilmiş olması bütün savunma imkânlarının kaybedildiği anlamına gelmez. İkinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren üçüncü kişiye yeniden 7 günlük itiraz süresi tanınır.
89/2’ye de itiraz edilmezse, üçüncü kişiden zimmetinde sayılan borcu aynı 7 günlük süre içinde icra dairesine ödemesi veya elinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. Bunlar da yapılmazsa üçüncü haciz ihbarnamesi aşamasına geçilir.
89/3 Üçüncü Haciz İhbarnamesi Nedir?
İkinci haciz ihbarnamesine de süresinde itiraz edilmez ve zimmette sayılan borç ödenmez veya elde sayılan mal teslim edilmezse, bu defa üçüncü kişiye üçüncü haciz ihbarnamesi, uygulamadaki adıyla 89/3 gönderilir. Üçüncü kişiye 15 gün içinde parayı icra dairesine ödemesi, malı icra dairesine teslim etmesi veya menfi tespit davası açması gerektiği bildirilir.
Aksi hâlde üçüncü kişi, zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya elinde sayılan malı teslim etmeye cebren zorlanabilir.
89/3 Menfi Tespit Davası Nedir?
İİK m.89/3’te düzenlenen menfi tespit davası, takip borçlusu tarafından değil, haciz ihbarnamesinin muhatabı olan üçüncü kişi tarafından açılır.
Üçüncü kişi esasen şunu ileri sürer: 89/1 ve 89/2 aşamalarında itiraz etmediğim için borç zimmetimde sayılmış olsa da maddi hukuk bakımından takip borçlusuna böyle bir borcum bulunmamaktadır.
Bu dava, İİK m.72’deki takip borçlusunun açtığı menfi tespit davasıyla karıştırılmamalıdır. Üçüncü kişinin İİK m.89/3’teki özel menfi tespit davası için öngörülen 15 günlük hak düşürücü süreyi geçirmesi hâlinde, sırf takip dosyasında sonradan borçlu gibi gösterilmiş olmasına dayanarak İİK m.72’ye dayanarak yeni bir menfi tespit davası açıp bu özel süreyi bertaraf etmesi mümkün değildir.
Ancak üçüncü kişinin daha sonra icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kalması hâlinde, şartları varsa İİK m.89/5 kapsamında istirdat davası açma hakkı ayrıca değerlendirilir.
Menfi tespit davası açma süresi
Üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gündür. Yargıtay uygulamasında bu süre hak düşürücü nitelikte kabul edilmektedir.
Menfi tespit davasında yetkili mahkeme
İİK m.89/3 açıkça iki yer bakımından yetki tanır:
- icra takibinin yapıldığı yer veya
- üçüncü kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
İİK m.89/3’e dayalı menfi tespit davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay, uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının görevli mahkemeyi değiştirmediğini kabul etmektedir.
Menfi Tespit Davasında İspat Yükü Kimdedir?
İİK m.89/3 üçüncü kişinin takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek zorunda olduğunu düzenler.
Özellikle şirketlerde şu deliller önem kazanabilir:
- ticari defterler,
- cari hesap ekstreleri,
- faturalar,
- banka dekontları,
- sözleşmeler,
- mahsup kayıtları,
- teslim ve ödeme belgeleri.
Dava Açıldığını İcra Dairesine Bildirmek Gerekir mi?
Evet. Üçüncü kişi, menfi tespit davasını üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde açmalıdır. Ayrıca davanın süresinde açıldığını gösteren belgeyi, üçüncü haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 20 gün içinde ilgili icra dairesine sunmalıdır Belgenin süresinde sunulması hâlinde üçüncü kişi hakkında yürütülen cebri icra işlemleri, menfi tespit davası sonunda verilen karar kesinleşinceye kadar durur. Bu süre içerisinde İİK m.106’da belirtilen süreler de işlemez.
Menfi Tespit Davası Kaybedilirse Ne Olur?
Üçüncü kişi m.89/3 kapsamında açtığı menfi tespit davasını kaybederse mahkemece dava konusu şeyin %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Ayrıca m.89/3 kapsamında açılan menfi tespit davası maktu harca tabidir.
89/1, 89/2 ve 89/3 Arasındaki Farklar
| Aşama | Durum | Temel süre | Üçüncü kişinin yapabileceği |
| 89/1 | Birinci haciz ihbarnamesi | 7 gün | İtiraz, varsa borç/mal durumunu bildirme |
| 89/2 | İlk ihbarnameye cevap verilmemiştir | 7 gün | Yeniden itiraz; borç/mal varsa gereğini yerine getirme |
| 89/3 | İkinci ihbarname de cevapsız kalmıştır | 15 gün | Ödeme, teslim veya menfi tespit davası |
| Menfi tespit | Üçüncü kişi gerçekte borçlu olmadığını ileri sürer | 15 gün içinde dava | Borçsuzluğu veya malın borçluya ait olmadığını ispat |
| Dava belgesinin icraya sunulması | Davanın açıldığı icra dosyasına bildirilir | Bildirimden itibaren 20 gün | Cebri icranın dava sonuna kadar durmasını sağlar |
Gerçekte Borçlu Olmadığı Hâlde Para Ödemek Zorunda Kalan Üçüncü Kişi Ne Yapabilir?
İİK m.89/5 üçüncü kişi için ayrıca bir koruma getirir. Üçüncü kişi, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak, ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
Bu hüküm özellikle şu tür durumlarda önemlidir:
Üçüncü kişinin takip borçlusuna gerçekte hiçbir borcu yoktur ancak 89/1’e cevap verilmemiş, 89/2’ye cevap verilmemiş, 89/3 sonrası menfi tespit süresi geçirilmiş, ve üçüncü kişi sonuçta ödeme yapmak zorunda kalmıştır.
Takip alacaklısının da gerçekte böyle bir alacak bulunmadığını bildiği hâlde İİK 89/1 ve devamındaki haciz ihbarnamelerini kullandığı ispatlanabiliyorsa İİK 89/5 kapsamında iade gündeme gelebilir. Özellikle takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir.
89/1’e Süresinde İtiraz Edemeyen Kişi Gecikmiş İtiraz Yapabilir mi?
Evet, ancak istisnai durumlarda. Üçüncü kişi, kendi kusuru olmaksızın ortaya çıkan bir engel nedeniyle haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edememişse İİK m.89/5’in atfıyla İİK m.65 kapsamında gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir.
Gecikmiş itiraz, engelin ortadan kalkmasından itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine yapılmalıdır. Üçüncü kişinin hem süresinde itiraz etmesine engel olan durumu hem de haciz ihbarnamesine ilişkin esas itirazını ortaya koyması gerekir. Dolayısıyla sadece sürenin unutulmuş olması yeterli değildir.
89/1 ile Haciz Müzekkeresi Aynı Şey midir?
Hayır.Her iki yöntem de borçlunun üçüncü kişi nezdindeki mal veya alacaklarının haczinde kullanılabilse de hukuki sonuçları farklıdır.
89 haciz ihbarnamesinde, üçüncü kişiye itiraz hakkı tanınır; süresinde itiraz edilmemesi hâlinde ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri gündeme gelir ve şartları oluştuğunda borç üçüncü kişinin zimmetinde sayılabilir.
Haciz müzekkeresine cevap verilmemesi ise, tek başına İİK m.89’daki gibi borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılması sonucunu doğurmaz. Bu nedenle haciz müzekkeresi ile 89 haciz ihbarnamesi, hukuki sonuçları bakımından farklı işlemlerdir.
Gelecekte Doğacak Alacaklara 89/1 Gönderilebilir mi?
Kural olarak tamamen soyut ve hiçbir mevcut ilişkiye dayanmayan gelecekteki bir alacağın haczinden söz edilemez. Ancak borçlu ile üçüncü kişi arasında halen mevcut ve devam eden bir hukuki ilişki varsa ve bu ilişkiden ileride alacak doğması bekleniyorsa müstakbel alacakların haczi gündeme gelebilir.
Örneğin devam eden kira sözleşmesinden doğacak kira bedelleri bu kapsamda değerlendirilebilir. Buna karşılık taraflar arasında hiçbir mevcut hukuki ilişki yoksa, yalnızca ileride ticaret yapılabileceği ihtimali yeterli değildir.
Bankalara 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir mi?
Evet. Bankalar 89 uygulamasında en sık karşılaşılan üçüncü kişiler arasındadır. Borçlunun banka nezdindeki mevduatı, belirlenebilir hak ve alacakları haczedilebilir. Ancak 89/1 haciz ihbarnamesi ile banka hesaplarına yönelik diğer elektronik haciz veya haciz müzekkeresi işlemleri aynı prosedür değildir.
Bankalara 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilmesi ile Haciz Müzekkeresi Gönderilmesinin Farkı
Bankalara İİK m. 89/1 gereği haciz ihbarnamesi gönderilir; banka, borçluya karşı üçüncü kişi olarak işlem yapar. İhbarnamede, borçlunun mevduatı veya haczedilebilir haklarının olup olmadığı bildirilmesi, varsa bu tutarın borçluya ödenmemesi ve icra dairesinin talimatına uyulması istenir.
Bankalara İİK m. 89/1 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Bu durumda banka, takip borçlusuna karşı borcu veya elinde borçluya ait haczedilebilir bir hakkı bulunduğu düşünülen “üçüncü kişi” sıfatıyla işlem görür. İhbarnamede bankadan, borçlunun mevduatı ya da belirlenebilir başka bir hak ve alacağı bulunup bulunmadığını bildirmesi; varsa bu tutarı borçluya ödememesi ve icra dairesinin talimatı doğrultusunda hareket etmesi istenir.
Banka, borçlunun kendisinden herhangi bir alacağı olmadığını veya haczedilebilir bir varlık bulunmadığını düşünüyorsa, ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz etmelidir. Süresinde itiraz edilmemesi hâlinde alacak bankanın zimmetinde sayılabilir; devamında 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri gönderilerek banka doğrudan ödeme yükümlülüğüyle karşı karşıya kalabilir. İhbarname bankanın merkezine tüm şubeleri kapsayacak şekilde tebliğ edilmişse, banka gerekli araştırmayı yaparak cevap vermekle yükümlüdür. Bu yönüyle 89/1 haciz ihbarnamesi, banka açısından süreli ve sonuçları ağır olabilen özel bir üçüncü kişi prosedürüdür.
Haciz müzekkeresi veya UYAP üzerinden uygulanan elektronik haciz ise, genellikle borçlunun bankadaki belirli ve mevcut hesabına ya da tespit edilmiş alacağına doğrudan haciz konulmasına yöneliktir. Banka, müzekkere kendisine ulaştığında hesaptaki haczedilebilir bakiyeyi takip borcu ile sınırlı olmak üzere bloke eder ve icra dairesine bilgi verir. Ancak burada İİK m. 89’daki yedi günlük itiraz süresi, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi ya da borcun bankanın zimmetinde sayılması gibi sonuçlar söz konusu değildir.
Kısacası, haciz müzekkeresi doğrudan belirlenmiş bir hesap veya alacak üzerindeki haczin uygulanmasını amaçlar. 89/1 haciz ihbarnamesi ise bankanın, borçluya karşı bir borcu veya elinde borçluya ait bir hak bulunup bulunmadığını açıklamasını ister; cevap verilmemesi hâlinde de bankaya kişisel sorumluluk doğurabilir. Her iki yöntem de kural olarak haczin ulaştığı tarihte mevcut olan veya hukuki ilişkisi belirlenebilir alacaklara yönelir; gelecekte hesaba yatacak tüm paraları belirsiz süreyle kapsayan sınırsız bir haciz anlamına gelmez.
Kiracıya 89/1 Gönderilebilir mi?
Evet. Örneğin ev sahibi hakkında icra takibi yapılmaktadır ve kiracının ev sahibine karşı kira borcu vardır. Bu durumda ev sahibinin kira alacağı haczedilebilir ve kiracı üçüncü kişi sıfatıyla 89/1 haciz ihbarnamesinin muhatabı olabilir. İhbarname usulüne uygun tebliğ edildikten sonra haciz kapsamındaki kira bedellerinin ev sahibine ödenmemesi gerekir. Bu kiraların bundan sonra icra dairesine ödenmesi gerekir.
İşverene 89/1 Gönderilebilir mi?
Takip borçlusunun işveren nezdinde çeşitli alacakları bulunabilir. Ancak maaş haczi ile İİK m.89 prosedürü aynı şey değildir. Maaş haczi uygulaması ile üçüncü kişiye gönderilen 89 haciz ihbarnamesi karıştırılmamalıdır.
Ana Yüklenici ve Hakediş Alacaklarında 89/1
89/1 haciz ihbarnamesi, özellikle inşaat ve taşeronluk ilişkilerinde sık görülür.
Örneğin takip borçlusu bir alt yüklenici, üçüncü kişi ise ana yüklenici olabilir. Alt yüklenici, yaptığı işler karşılığında ana yükleniciden düzenli olarak hakediş alıyorsa, bu hakediş alacaklarının haczi için iş sahibi firmaya 89/1 gönderilmesi gündeme gelebilir. Yani taşeronun borcundan dolayı üst işveren firmaya 89/1 gönderilebilir.
Henüz doğmamış ilerideki hakedişler bakımından ise önemli olan, taraflar arasında devam eden bir sözleşme veya hukuki ilişkinin bulunmasıdır. Yani yalnızca ileride bir alacak doğma ihtimali yeterli değildir; gelecekteki hakedişin mevcut ve devam eden bir hukuki ilişkiye dayanması gerekir.
Kamu Kurumlarına 89/1 Gönderilebilir mi?
Takip borçlusunun bir kamu kurumu nezdinde haczi mümkün bir alacağının bulunması hâlinde üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.
Ancak kamu kurumlarıyla ilgili alacaklarda özel kanun hükümleri, haczedilmezlik düzenlemeleri, hakedişin niteliği kontrol edilmelidir. Bu nedenle kamu kurumundaki her alacak haczedilebilir şeklinde genel bir kural yoktur.
Üçüncü Kişinin Elindeki Taşınır Mallarda 89/1
İİK 89’daki hükümler yalnızca para borcuyla ilgili değildir. Örneğin takip borçlusuna ait makine, ticari mal, ekipman başka bir kişinin deposunda bulunabilir. Haciz ihbarnamesiyle üçüncü kişiye bu malı takip borçlusuna teslim etmemesi ve icra dairesine teslim etmesi bildirilebilir.
Haczedilen taşınır malın tesliminin mümkün olmaması hâlinde ise alacaklı, İİK m.89 uyarınca icra mahkemesine başvurarak malın değerinin üçüncü kişiye ödettirilmesini talep edebilir.
Üçüncü kişi “bu mal borçluya ait değil, bana ait.” diyorsa kanuni süresinde bunu bildirmelidir.
Şirket Merkezine veya Şubeye 89/1 Gönderilebilir mi?
Evet. İİK m.89, haciz ihbarnamesinin tüzel kişinin bir şubesine veya bütün şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilebilmesine imkân tanır.
İhbarname bütün şubeleri kapsayacak şekilde merkeze tebliğ edilmişse; merkez, tüm şube ve birimleri kapsayacak biçimde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Bu özellikle bankalar, büyük şirketler, çok şubeli kuruluşlar bakımından önemlidir.
89/1’e İtiraz ile Şikâyet Arasındaki Fark Nedir?
89/1’e İtiraz: Üçüncü kişinin “borçluya borcum yok/ mal bende değil/ borcu daha önce ödedim.” gibi maddi duruma ilişkin savunmasıdır.
Şikâyet: İcra müdürlüğünün yaptığı işlemin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmesidir.
Örneğin:
- haciz ihbarnamesinin kanunen haczedilemeyecek bir hakkı kapsaması,
- gelecekte doğacak alacakların hiçbir mevcut hukuki ilişki bulunmadan haczedilmesi,
- ihbarnamenin hukuka aykırı veya kapsamı itibarıyla düzeltilmesi gereken bir işlem içermesi şikâyet konusu olabilir.
İcra müdürlüğü işlemine karşı şikâyet süresi kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gündür. Bununla birlikte Yargıtay, haciz ihbarnamelerinin kanunda öngörülen zorunlu şekil şartlarını taşıyıp taşımadığına ilişkin bazı aykırılıkları kamu düzeni kapsamında değerlendirerek süresiz şikâyete tabi kabul etmektedir.
89/1 Tebligatı Usulsüzse Ne Olur?
İİK 89’daki hükümler süreye bağlı olduğu için tebligatın usulüne uygun yapılması büyük önem taşır.
Tebligat Kanunu m.32’ye göre usulsüz tebligat, muhatap tarafından öğrenilmişse geçerli hâle gelir ve muhatabın bildirdiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir.
89/1’in usulsüz tebliğ edilmiş olması, buna bağlı olarak gönderilen 89/2 ve 89/3 işlemlerini de etkileyebilir.
89/1 Hakkında Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
- 7 günlük süreyi kaçırmak.
- Tebliğ tarihini yanlış hesaplamak.
- Şirketin yalnızca bir şubesini kontrol edip merkez ve diğer birimleri incelememek.
- Takip borçlusuna ödeme yapmaya devam etmek.
- Borcun yalnızca bir kısmı varken tamamını reddetmek.
- Borç hiç olmadığı hâlde cevap vermemek.
- 89/2’yi ilk ihbarnamenin tekrarı sanıp önemsememek.
- 89/3’ten sonra 15 günlük menfi tespit süresini kaçırmak.
- Menfi tespit davasını açıp dava belgesini icra dairesine sunmamak.
- Usulsüz tebligat ihtimalini incelememek.
Sık Sorulan Sorular
89/1’e itiraz süresi kaç gündür?
Tebliğden itibaren 7 gündür.
89/3 geldiyse ne yapmalıyım?
Kural olarak 15 gün içinde ödeme veya teslim yapılmalı ya da üçüncü kişi gerçekte borçlu olmadığını ileri sürüyorsa menfi tespit davası değerlendirilmelidir.
Menfi tespit davasında ispat yükü kimdedir?
İİK m.89/3 gereğince üçüncü kişidedir.
Gelecekte doğacak alacaklara 89/1 gönderilebilir mi?
Borçlu ile üçüncü kişi arasında devam eden ve gelecekte alacak doğurması muhtemel somut bir hukuki ilişki varsa mümkün olabilir.
Avukatla itiraz etmek zorunlu mudur?
Hayır, avukatla itiraz etmek zorunlu değildir. Üçüncü kişi bizzat da itiraz edebilir.




