GenelGayrimenkul Hukukuİcra Hukuku

Tasarrufun İptali Davasında Üçüncü Kişi: Borçlu Birinden Ev veya Araba Alan Kişi Ne Yapmalı?

Yazar 19/10/2026No Comments11 dakikalık okuma
tasarrufun iptali davası açıldıysa ne yapmalıyım
İçindekiler

Borçlu birinden ev aldınız ve size dava açıldıysa ne yapabilirsiniz?

Bir evi, arsayı, arabayı veya başka bir malı borçlu kişiden satın aldıysanız alacaklı size karşı tasarrufun iptali davası açabilir. Bu davada siz, hukuk dilinde “üçüncü kişi” olarak adlandırılırsınız. Davanın amacı sizi borçlunun bütün borçlarından sorumlu tutmak değil, satın aldığınız malın alacaklının haciz ve satış işlemlerine açık olup olmayacağını belirlemektir.

Tasarrufun iptali davasında üçüncü kişi olmak, kötü niyetli olduğunuzun kabul edildiği anlamına gelmez. Mahkeme satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğine, borçluyla ilişkinize, malı kimin kullandığına ve borçlunun mali durumunu bilip bilmediğinize bakar. Davanın hangi kanun hükmüne dayandığı da savunmayı değiştirir.

Dava dilekçesi size ulaştıysa tebliğ tarihini hemen kaydedin. Cevap süresi kural olarak iki haftadır. Satış ve ödeme belgelerini toplamak için bu sürenin sonunu beklemeyin.

Ana davanın şartlarını ve alacaklının neyi kanıtlaması gerektiğini tasarrufun iptali davası rehberinde bulabilirsiniz.

İyi niyetli olmak ne demektir?

Bu davada iyi niyet, yalnız “borçtan haberim yoktu” demek değildir. Malı gerçek bir satışla aldığınızı, bedelini ödediğinizi ve borçlunun alacaklılarından mal kaçırdığını bilmediğinizi gösteren olaylar önem taşır.

Mahkeme sizin yerinizde makul bir kişinin şüphelenip şüphelenmeyeceğine de bakabilir. Çok düşük bedel, ödemenin belgesiz olması, borçlunun malı kullanmaya devam etmesi, kısa sürede peş peşe yapılan satışlar ve borçluyla yakın ilişki, bilmeniz gereken açık işaretler olarak ileri sürülebilir.

İyi niyet savunmasının gücü, davanın dayandığı kurala göre değişir. Bazı işlemlerde alacaklı sizin kötü niyetinizi kanıtlamaya çalışır. Bazı yakın kişiler arasındaki satışlarda ise gerçek değerin ödendiğini sizin göstermeniz gerekir.

Borçluyla akrabaysanız satış geçersiz mi sayılır?

Akraba olmanız satışın mutlaka geçersiz olduğu anlamına gelmez. Fakat 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren kanun değişikliği, bazı yakınlar arasındaki işlemler için daha ağır bir ispat yükü getirdi.

Gerçek bedelin ödendiğini kanıtlaması gereken kişiler şunlardır:

  • Borçlunun anne, baba, çocuk, büyükanne, büyükbaba ve torunları,
  • Üçüncü dereceye kadar kan hısımları,
  • Üçüncü dereceye kadar kayın hısımları,
  • Eş ve evliliğin devirden önceki son bir yıl içinde bittiği eski eş,
  • Evlat edinen ile evlatlık,
  • Borçluyla aynı evde yaşayan kişiler.

Kanun bu kişiler arasındaki işlemi, gerçek değer ödendiği gösterilinceye kadar bağış gibi kabul eder. Buna hukuk dilinde “karine” denir. Sizin için pratik sonucu şudur: tapuda bir bedel yazması yetmez. Paranın gerçekten ödendiğini, nereden geldiğini ve malın size teslim edildiğini belgelemelisiniz.

Eski internet yazılarında farklı akrabalık dereceleri, iki yıllık dönem veya eski bedel oranları görülebilir. 25 Aralık 2025’ten sonraki değerlendirmelerde güncel düzenleme esas alınmalıdır. Satış bu tarihe yakınsa uygulanacak kanun metni ayrıca kontrol edilmelidir.

İyi niyetli alıcının hakları nelerdir?

İyiniyetli 3. kişinin hakları, özellikle malın birden fazla kez satıldığı olaylarda önem kazanır. Borçludan malı alan kişi bunu başka birine satmış olabilir. Son alıcı önceki işlemin amacını bilmiyor ve dürüst bir satışla malı alıyorsa hakkı korunabilir.

Ancak malı borçludan alan ilk kişi, son alıcının iyi niyetli çıkmasıyla her türlü sorumluluktan kurtulmaz. İlk kişi malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değer kadar ve alacaklının alacağıyla sınırlı olarak para ödemekle sorumlu tutulabilir.

Yargıtay bir kararında, sonraki alıcıların kötü niyeti kanıtlanamadığı için onların haklarını korumuş; malı onlara devreden ilk kişinin para sorumluluğunun ayrıca incelenmesini istemiştir (Yargıtay 4. HD, E.2022/1908, K.2022/14150, 08.11.2022).

Dava dilekçesine nasıl cevap vermelisiniz?

Tasarrufun iptali davasında savunma yalnız iyi niyet açıklamasından oluşmaz. Alacaklının dava açabilmesi için gereken şartların bulunup bulunmadığı da kontrol edilmelidir.

Şu sorulara sırayla cevap arayın:

  1. Davacının borçludan gerçek bir alacağı var mı?
  2. Bu borç, sizin malı aldığınız tarihten önce mi doğdu?
  3. Borçluya karşı yürütülen icra takibi kesinleşti mi?
  4. Borçlunun mallarının borcu karşılamadığını gösteren yeterli bir haciz tutanağı veya aciz belgesi var mı?
  5. Satış tarihinden itibaren beş yıllık dava açma süresi geçti mi?
  6. Satış bedelini gerçekten ve hangi kaynaktan ödediniz?
  7. Mal teslimden sonra kim tarafından kullanıldı?
  8. Borçlunun mali durumunu ve alacaklıdan mal kaçırma amacını bildiğinizi gösteren bir olay var mı?

Örneğin borç satıştan sonra doğmuşsa dava temel bir şartı karşılamayabilir. Haciz tutanağı borçlunun diğer malları araştırılmadan düzenlenmişse belgenin yeterliliğine itiraz edilebilir. Beş yıllık süre geçmişse mahkeme bunu kendisi de dikkate alır.

Satış bedelini ödediğinizi nasıl kanıtlarsınız?

Banka dekontu en güçlü belgelerden biridir. Dekontun tarihi ve tutarı satış sözleşmesiyle uyumlu olmalıdır. Açıklama bölümünde taşınmaz, araç veya satış bilgisi bulunması ödemenin neden yapıldığını göstermeyi kolaylaştırır.

Para başka bir kişinin hesabından gönderildiyse bu kişinin sizinle ilişkisini ve paranın neden onun hesabından çıktığını açıklayın. Kredi kullandıysanız kredi sözleşmesini ve paranın satıcıya nasıl ulaştığını saklayın.

Elden ödeme iddiasında makbuz, aynı günkü nakit çekim kaydı, sizin ödeme gücünüz ve satıcının parayı nasıl kullandığı önem kazanır. Yüksek tutarlı bir satışta yalnız imzasız bir kâğıt veya tanık anlatımı, banka kaydı kadar güçlü olmayabilir.

Malın size gerçekten teslim edildiğini de gösterebilirsiniz. Evin anahtarı, kira sözleşmesi, abonelikler, sigorta, emlak vergisi, tadilat faturaları ve kira gelirlerinin hesabınıza yatması fiilî kullanımı açıklar. Araçlarda teslim belgesi, sigorta, bakım ve kullanım kayıtları aynı işi görür.

Satış bedeli düşükse dava kesin kabul edilir mi?

Kanun, borçlunun gerçek değere göre çok düşük bir karşılık kabul ettiği sözleşmeleri, aksi kanıtlanıncaya kadar bağış gibi kabul eder. Bu nedenle ciddi bedel farkı savunmada doğrudan ele alınmalıdır.

Karşılaştırma bugünkü ilan fiyatlarına göre yapılmaz. Mahkeme satış tarihindeki değeri araştırır. Taşınmazın hisseli olması, ipotek veya hacizler, binanın durumu, kullanım kısıtları ve satış koşulları değeri etkileyebilir. Tarihli ekspertiz veya bilirkişi incelemesi bu farkı açıklayabilir.

Satış bedelinin piyasa değerine yakın olması yine de bütün tartışmayı bitirmez. Alacaklı, ödemenin gerçekte yapılmadığını veya borçlunun malı kullanmaya devam ettiğini başka belgelerle ileri sürebilir. Yargıtay, borçlunun devrettiği evde oturmaya devam etmesini ve tarafların yakın ilişkisini kötü niyet işaretleri arasında değerlendirmiştir (Yargıtay 4. HD, E.2023/2350, K.2023/7895, 13.06.2023).

Siz de malı başka birine sattıysanız ne olur?

Malı sizden alan kişi de davaya dahil edilebilir. Alacaklı, bu kişinin önceki işlemi bildiğini iddia ediyorsa akrabalık, satış bedeli, ödeme, devirler arasındaki kısa süre ve malı gerçekte kimin kullandığı gibi olayları kanıtlamaya çalışır.

Son alıcı iyi niyetliyse onun mülkiyeti korunabilir. Bu durumda alacaklı sizden, malı sattığınız tarihteki gerçek değer üzerinden para isteyebilir. Sorumluluk alacak miktarını aşmaz.

Son alıcı kötü niyetliyse mal üzerinde haciz ve satış yetkisi verilebilir. Bu nedenle cevap dilekçesinde yalnız kendi satışınızı değil, sonraki devrin tarihini, bedelini ve alıcının olayla bağlantısını da açıklayın.

Size dava dilekçesi geldiyse ne kadar sürede cevap vermelisiniz?

Cevap süresi, dava dilekçesinin size tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Elektronik tebligat varsa kanuni tebliğ tarihini UETS kaydından kontrol edin.

İki haftada cevap hazırlamak çok zor veya mümkün değilse aynı süre içinde mahkemeden ek süre isteyebilirsiniz. Mahkeme bir defaya mahsus olmak üzere en fazla bir aylık ek süre verebilir. Talepte bulunmanız sürenin uzadığı anlamına gelmez; mahkemenin kararını takip edin.

Dava dilekçesi, tapu kayıtları, ödeme belgeleri ve tebligat zarfını aynı dosyada toplayın. Dayanacağınız banka, ekspertiz, teslim ve kullanım belgelerini cevap dilekçesinde belirtmeyi geciktirmeyin.

Malın üzerine ihtiyati haciz konulduysa ne yapabilirsiniz?

Mahkeme, dava devam ederken evin veya arabanın yeniden satılmasını önlemek için ihtiyati haciz kararı verebilir. Bu geçici karar tapuyu borçluya geçirmez; malın dava sonucuna kadar korunmasını amaçlar.

Karara itiraz ederken satışın gerçek olduğunu, bedeli ödediğinizi ve davanın temel şartlarının bulunmadığını belgelerle anlatabilirsiniz. Mahkemenin alacaklıdan aldığı teminatın yeterliliği de tartışılabilir. İtiraz süresi, kararın nasıl verildiğine ve size hangi gün bildirildiğine göre değişir. Karar ve tebligat gelir gelmez tarihleri kontrol edin.

İyi niyetli alıcı lehine Yargıtay kararları size yardımcı olur mu?

Google’da iyiniyetli 3. kişi lehine Yargıtay kararları şeklinde arama yapıldığında çok sayıda karar özeti görülür. Ancak yalnız sonucu lehinize olan bir kararı dosyaya eklemek yeterli değildir. Karardaki satış tarihi, borcun doğum zamanı, akrabalık, ödeme ve devir zinciri sizin olayınıza benzemelidir.

Bazı davalar son alıcının kötü niyeti kanıtlanamadığı için reddedilir. Bazılarında satışın gerçek olduğu banka kayıtlarıyla gösterilir. Başka bir davada ise alacaklının takip veya borç tarihiyle ilgili temel şartları kanıtlayamaması sonucu değiştirir.

25 Aralık 2025’ten önce verilen kararlarda eski kanun metni kullanılmış olabilir. Bu kararların akrabalık, inceleme süresi veya bedel farkına ilişkin bölümleri güncel kanunla karşılaştırılmadan kullanılmamalıdır.

Hangi belgeleri hemen toplamalısınız?

Önce satış sözleşmesini, tapu veya araç belgesini ve bütün ödeme dekontlarını alın. Paranın kaynağını gösteren hesap hareketlerini, kredi sözleşmesini ve varsa ekspertiz raporunu ekleyin.

Vergi, harç, sigorta, abonelik, kira ve tadilat belgeleri malı gerçekten teslim aldığınızı gösterebilir. Borçluyla neden alışveriş yaptığınızı açıklayan mesajları ve e-postaları da saklayın.

Belgeleri tarih sırasına koyun. Satış görüşmesi, ödeme, devir, teslim, kullanım ve varsa sonraki satış birbirini takip eden açık bir zincir oluşturmalıdır. Bu sıralama, gerçek bir alışveriş yaptığınızı göstermek için soyut iyi niyet beyanından daha yararlıdır.

Yorum yaz