Ceza HukukuGenel

TCK Madde 107: Şantaj Suçu, Cezası ve Unsurları Nedir?

Yazar 03/08/2026Eylül 2nd, 20262 Comments21 dakikalık okuma

Şantaja uğruyorsanız Şantaja Uğruyorum Ne Yapmalıyım? yazımızı okuyabilirsiniz.

Şantaj suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 107. Maddesinde düzenlenmiştir. Şantaj, bir kimsenin irade özgürlüğünü baskı altına alarak onu istemediği bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlamak ya da şeref ve saygınlığına zarar verebilecek durumları açıklama tehdidiyle menfaat temin etmektir.

TCK m.107 uyarınca şantaj suçu iki farklı şekilde işlenebilir:

Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından bahisle zorlama (TCK m.107/1):Failin, aslında kanunen hakkı veya görevi olan bir fiili gerçekleştireceğini söyleyerek mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamasıdır.

Şeref ve saygınlığa zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidiyle yarar sağlama (TCK m.107/2):Kendisine veya bir başkasına haksız bir yarar sağlamak amacıyla, mağdurun şeref ve saygınlığını zedeleyecek durumların açıklanacağı veya isnat edileceği bildiriminde bulunulmasıdır.

İçindekiler

Şantaj Suçunun Oluşması İçin Aranan Şartlar

Bir fiilin şantaj suçu kapsamına girebilmesi için somut olayda şu şartların varlığı aranır:

  • İrade Özgürlüğünün İhlali: Mağdurun serbestçe karar verme yetkisine haksız bir baskı uygulanmış olmalıdır.
  • Haksız Bir Yarar veya Zorlama: Failin amacı yalnızca mağduru korkutmak değil; bu korku üzerinden bir çıkar (maddi veya manevi) sağlamak ya da mağdura istemediği bir eylemi yaptırmaktır.
  • Gizlilik Unsuru (Şeref ve Saygınlık Bakımından): Açıklanacağı iddia edilen hususların kamuoyu tarafından bilinmeyen, gizli nitelikte olması gerekir. Herkesçe bilinen durumların açıklanacağı bildirimi şantaj suçunu oluşturmaz.
  • Hak veya Yükümlülüğün Kötüye Kullanılması: İlk fıkra bakımından failin yasal bir hakkı (örneğin icra takibi başlatmak veya şikâyet hakkı) bulunmalı, ancak bu hak mağdura karşı haksız bir baskı aracı olarak kullanılmalıdır.

Örnek: Failin “İş yerindeki hırsızlığa yardım etmezsen elimdeki senedi icraya veririm” demesi veya “Yaptığım usulsüz işte bana yardım etmezsen eski suçunu savcılığa bildiririm” şeklinde baskı kurması TCK m.107/1 kapsamında şantajı oluşturur.

“Şantaj suçunun arz ettiği özellik, kişinin hak veya yükümlülüklerini kötüye kullanarak haksız bir çıkar sağlamaya çalışması ya da başkasını bir şeyi yapmaya veya yapmamaya mecbur etmesidir.” (AYM, Neşe Açıksöz, B. No: 2022/71568, 30.04.2024)

Şantaj Suçunda Teşebbüs Olur Mu? 

Şantaj suçuna teşebbüs mümkündür. Suçun tamamlanması için mağdurun failin talebini yerine getirmesi, failin amaçladığı yararın fiilen sağlanması veya mağdurun gerçekten korkması gerekmez. Bununla birlikte, yalnızca icra hareketlerine başlanması da suçun tamamlanması için yeterli değildir.

Şantaj suçunun tamamlanma anı, TCK m.107’nin iki fıkrası bakımından ayrı ayrı değerlendirilmelidir:

  • TCK m.107/1 bakımından, hakkın veya yükümlülüğün mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığı bildirimin mağdurun bilgisine ulaşması gerekir.
  • TCK m.107/2 bakımından, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek bir hususun açıklanacağı veya isnat edileceğine ilişkin tehdidin mağdur tarafından öğrenilmesi gerekir.

Bu bildirim mağdurun bilgisine ulaştığında suç tamamlanır. Mağdurun baskıdan etkilenmesi, talebi kabul etmesi veya failin istediği yararı sağlaması aranmaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da tamamlanma ve teşebbüs arasındaki sınırı şu şekilde açıklamaktadır:

“şantaj içeren sözlerin muhatabına ulaşmasının gerektiği, aksi takdirde suçun teşebbüs aşamasında kalacağı” (Yargıtay CGK, E.2017/291, K.2017/558, 19.12.2017)

Şantaj Suçuna Teşebbüs Ne Zaman Oluşur?

Fail, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya suçun icrasına başlamasına rağmen şantaj içeren bildirim, failin iradesi dışındaki bir nedenle mağdura ulaşmazsa suç teşebbüs aşamasında kalır.

Örneğin, failin şantaj içerikli bir mektubu mağdura göndermesi; ancak mektubun mağdura ulaşmadan önce kolluk veya posta görevlileri tarafından ele geçirilmesi hâlinde şantaj suçuna teşebbüs söz konusu olur. Buna karşılık fail yalnızca mektubu hazırlamış, fakat göndermeye yönelik herhangi bir icra hareketinde bulunmamışsa kural olarak cezalandırılabilir teşebbüsten değil, hazırlık hareketinden bahsedilir.

Her Tehdit Şantaj Suçu Oluşturur Mu? (Tehdit ve Şantaj Farkı)

Şantaj suçu kendi içerisinde tehdit olgusunu barındırır ancak her tehdit şantaj değildir. Bu iki suçu birbirinden ayıran temel kriter haksız bir yarar sağlama veya belirli bir eyleme zorlama amacıdır.

Tehditte (TCK m.106); fail, mağdura gelecekte bir kötülük yapacağını bildirir. Amacı yalnızca mağduru korkutmak ve iç huzurunu bozmaktır. Fayda sağlama amacı yoktur.

Şantajda (TCK m.107) ise; korkutma veya ifşa tehdidi tek başına bir sonuç değil, araçtır. Fail, bu tehdidi bir menfaat elde etmek veya mağdura istemediği bir şeyi yaptırmak amacıyla kullanır.

Tehdit Suçu için “TCK 106 – Tehdit Suçu ve Cezası: Doğrudan ve Telefon, Mesaj Yoluyla Tehdit” yazımızı okuyabilirsiniz.

Şantaj Suçunun Cezası Ne Kadar?

TCK m.107/1 ve m.107/2 hükümleri uyarınca şantaj suçunun cezası: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır.

Kanunda hapis cezası ile adli para cezası birlikte öngörüldüğünden, hâkim her iki cezaya birden hükmetmek zorundadır.

Şantajda Uzlaşma Olur mu?

Hayır. Şantaj suçu, CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlardan değildir. Tarafların anlaşması, mağdurun zararının giderilmesi veya şikâyetten vazgeçilmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez. Bununla birlikte zararın giderilmesi ve failin yargılama sürecindeki tutumu, koşulları varsa cezanın bireyselleştirilmesinde değerlendirilebilir.

Yargıtay’ın uzlaştırma hükümlerini değerlendirdiği bir kararında sonuç açık biçimde ifade edilmiştir:

“Şüpheli Müteber yönünden ise, şantaj ve mala zarar verme suçları uzlaşma kapsamı dışında bulunmaktadır.” (Yargıtay 4. CD, E.2017/17928, K.2017/17329, 08.06.2017)

Şantajdan Tutuklama Olur mu?

Şantaj soruşturmasında tutuklama hukuken mümkündür; ancak kural değildir.

Şantaj suçu CMK m.100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaz. O sebeple otomatik olarak tutuklama kararı verilemez. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanında kaçma, delilleri yok etme/değiştirme veya tanık ve mağdur üzerinde baskı kurma gibi bir tutuklama nedeni ayrıca ortaya konulmalı; tedbir ölçülü olmalı ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı değerlendirilmelidir. Yani tutuklama kararı gerekçelendirilmelidir.

Şantaj Suçunda Etkin Pişmanlık Var mı?

TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükmü şantaj suçuna uygulanmaz. Çünkü bu madde yalnızca hükümde tek tek sayılan bazı malvarlığına karşı suçlar için özel bir indirim düzenlemektedir ve TCK m. 107 bu suçlar arasında değildir. Failin talebinden vazgeçmesi, içeriği silmesi, parayı iade etmesi veya zararı gidermesi suçu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak somut olayda gerçek bir pişmanlık ve yargılama sürecindeki davranışlar TCK m. 62 kapsamında takdiri indirim değerlendirmesine konu olabilir. Yani şantaj etkin pişmanlık kapsamında değildir.

Şantaj Suçunda Görevli Mahkeme

Şantaj suçunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı 3 yıl olduğundan, yargılamayı yapmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi‘dir. Soruşturma aşaması Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür ve yeterli şüpheye ulaşıldığında iddianame düzenlenerek dava açılır.

Şantaj Suçu Örnekleri

Şantaj değerlendirmesinde kullanılan sözün tamamı, tarafların ilişkisi, talebin niteliği ve tehdidin hangi menfaat için araç hâline getirildiği birlikte incelenir. Uygulamada sık karşılaşılan örnekler şunlardır:

Resimle şantaj (özel görüntü şantajı) “Para göndermezsen, ilişkiye devam etmezsen veya benimle görüşmezsen özel fotoğraflarını ailene ve iş yerine yollarım” denilmesi TCK m.107/2 kapsamında şantaj oluşturabilir. Bu bağlamda birçok kadına şantaj vakası da bu şantaj tipi içerisindedir.

Şikâyet hakkının baskı aracı yapılması: Gerçek bir suçu bildirme veya dava açma hakkı, mağdura hukuka aykırı bir iş yaptırmak ya da haksız menfaat sağlamak için kullanılırsa TCK m.107/1 gündeme gelebilir.

Borç ve icra tehdidi: “Borcunu ödemezsen icra takibi başlatırım” sözü, talep hukuka uygunsa kural olarak tek başına şantaj değildir. Buna karşılık, icra veya şikâyet hakkının mağdura yükümlü olmadığı bir işi yaptırmak için kullanılması suç oluşturabilir.

İfşa tehdidi fakat talep yoksa: Özel bir bilgiyi açıklama tehdidine para, ilişkiyi sürdürme, şikâyeti geri çekme veya başka bir yarar talebi eşlik etmiyorsa somut olaya göre tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal ya da başka bir suç tartışılabilir; her ifşa tehdidi otomatik olarak şantaj değildir.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, fotoğrafları televizyon kanallarında yayımlatma tehdidine rağmen herhangi bir fayda elde etme amacını gösteren veri bulunmayan olayda TCK m.107/2 yerine sair tehdit suçunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir:

“bahse konu mesaj içeriklerinden sanığın, mağduru şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki fotoğrafları televizyonda yayımlatacağından bahisle tehdit ettiği anlaşılmakla birlikte, bu yolla herhangi bir fayda elde etmeye çalıştığına dair veri bulunmadığı cihetle, sanığın uzlaştırma ve basit yargılama usulü kapsamında yer alan sair tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği” (Yargıtay 6. CD, E.2025/1811, K.2025/5333, 15.05.2025)

Cinsel Şantaj veya Resimle Şantaj Nedir?

Cinsel şantaj (Sextortion); kişinin cinsel içerikli özel fotoğraf veya görüntülerinin ele geçirilerek, bunlarla tehdit edilip para, cinsel ilişki veya ilişkiyi sürdürme gibi taleplerde bulunulmasıdır.

Yargıtay’a göre TCK m.107/2’deki yarar yalnızca para veya ekonomik kazanç değildir. Mağdurdan yeni cinsel görüntü göndermesinin ya da ilişkiye devam etmesinin istenmesi de bu unsuru karşılayabilir:

“İkinci fıkrada yer alan suçun öğelerinden olan “yarar” kavramı sadece maddi çıkarları değil, fail veya üçüncü kişinin yararına olan her durumu kapsamaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde; sanığın mağdurun kendisine çıplak fotoğraflarını atmasını ve görüşmeye devam etmesini sağlamak amacıyla söylediği sözlerin şantaj suçunun unsurlarını oluşturduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.” (Yargıtay 6. CD, E.2023/2079, K.2023/11434, 12.06.2023)

Bu tür durumlarda olayda genellikle zincirleme suç veya fikri içtima kuralları uygulanır. Şantaj eyleminin yanında olayın niteliğine göre:

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal(TCK m.134),
  • Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma(TCK m.136),
  • Cinsel taciz (TCK m.105)

suçları da gündeme gelecektir.

Sürekli Para İsteyen Şantajcı ve Şantaj Suçunda Zincirleme Suç Hükümleri

Aynı mağdurdan, aynı suç işleme kararı kapsamında farklı zamanlarda tekrar tekrar para veya başka bir menfaat istenmesi hâlinde TCK m.43 uyarınca zincirleme suç gündeme gelebilir. Tek bir konuşma veya kesintisiz mesaj dizisi içindeki tekrarlar ise her zaman ayrı suç sayılmaz. Taleplerin tarihleri, aralarındaki süre, önceki ödemenin ardından yeni bir karar alınıp alınmadığı ve iddianameyle oluşan hukuki kesinti somut olayda ayrıca incelenir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ölçütü şöyle ifade etmiştir:

“‘Değişik zamanlarda’ ifadesi nedeniyle … suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gereklidir.” (Yargıtay CGK, E. 2017/840, K. 2022/165, T. 10.03.2022).

Birbirini izleyen para taleplerinin aynı suç işleme kararının devamı olduğu olayda Yargıtay zincirleme şantaj kabul etmiştir:

“suça sürüklenen çocuğun bu resimleri internette yayınlayacağı tehdidinde bulunarak mağdureden para isteyip 2011 yılı Ekim ayında 1.000 TL, Kasım ayında 1.000 TL ve 11.01.2012 tarihinde ise 2.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL parayı aldığı şeklinde gerçekleşen somut olayda; suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 107/2. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 107/1, 43, 226/3-1. cümlesinde düzenlenen zincirleme şekilde şantaj ve müstehcenlik suçlarını oluşturduğu” (Yargıtay 14. CD, E.2019/1725, K.2019/13452, 19.12.2019)

Buna karşılık talepler arasında altı ay bulunan başka bir olayda Yargıtay yeni suç işleme kararı bulunduğunu ve iki ayrı şantaj suçu oluştuğunu kabul etmiştir:

6 ay sonra yeni bir suç işleme kararı alıp 1.500,00 TL para isteyerek ikinci kez şantaj suçunu işlediği, 5237 sayılı Kanun’un 43/1 inci maddesinde yazılı bir suç işleme kararı icrasında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmediği anlaşıldığından iki kez şantaj suçundan cezalandırılması yerine eksik ceza tayini” (Yargıtay 6. CD, E.2023/4324, K.2023/15309, 14.12.2023)

Mesajla Şantaj ve Fotoğrafla Şantaj Durumunda Yargıtay Emsal Kararları

Günümüzde şantaj suçu sıklıkla SMS, WhatsApp, Instagram DM gibi mesajlaşma kanalları üzerinden işlenmektedir.

İfşa edileceği söylenen resim, video veya mesajın gerçek olup olmamasının suçun oluşumu açısından bir önemi yoktur. Yapay zekâ ile üretilmiş sahte bir resim, montajlı bir video veya kurgulanmış bir ekran görüntüsü üzerinden de şantaj işlenebilir. Burada önemli olan, içeriğin objektif olarak mağdurun şeref ve saygınlığını zedeleyebilecek nitelikte olması ve iradesini sakatlamaya elverişli bulunmasıdır.

Yargıtay, taraflar arasındaki arkadaşlığın sona ermesi sonrası fotoğrafların yayılması veya mesajla baskı kurulmasını şantaj suçu kapsamında değerlendirmektedir:

“Katılan ile bir süre birlikteliği olan ve ayrılmaları nedeniyle yeniden birleşmek isteyen sanığın, katılana gönderdiği mesajlarda; ‘Bu akşam ağladığın akşam olacak, kendini değil kızını düşün, rezil olacak, resimlerini arkadaşlarına vereceğim, beni aramazsan bu çok acı olur’ diyerek tehdit etmesi şeklindeki kabul edilen eyleminin TCK m.107’de tanımlanan şantaj suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde basit tehdit kabul edilerek davanın düşmesine karar verilmesi bozma nedenidir.” (Yargıtay 4. CD, E. 2010/18584, K. 2012/10278, T. 02.05.2012)

“Mağdurun sanıktan ayrılmak istemesi üzerine sanığın; ‘Elimde özel görüntülerin var, benden ayrılırsan bu görüntüleri internette yayınlarım, okulun internet sitesine koyarım, ailene gösteririm’ şeklindeki beyanlarının şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır.” (Yargıtay 4. CD, 2014/35004 E. , 2018/21962 K.)

Instagram üzerinden fotoğraf ve videoları açıklama tehdidiyle nişan takılarını isteme olayında Daire, BAM’ın şantaj kabulünü hukuka uygun bulmuştur: 

“Takıları göndermezsen seni rezil ederim, elimdeki fotoğrafla ifşa ederim, insan içine çıkamazsınız, benim yaptığımı kimse bilmez” (Yargıtay 6. CD, E.2023/2151, K.2023/11087, 30.05.2023)

Rızayla çekilen çıplak görüntülerin ilişkiye devam edilmezse açıklanacağının bildirilmesi ve sonrasında sahte hesaptan paylaşılması olayında özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj mahkûmiyetleri onanmıştır:

“bir dönem birliktelik yaşadığı katılanın rızası kapsamında çektiği cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerini kendisi ile ilişkiye devam etmediği takdirde ifşa edeceğinden bahisle tehdit eden ve katılanın ayrılması üzerine rızası dışında katılan adına açtığı sahte internet hesabından paylaşan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 134/2. ve 107/1. maddelerindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.” (Yargıtay 12. CD, E.2021/1734, K.2024/3306, 24.06.2024)

Şantaj Suçu Şikayete Tabi Mi? Şikayet Nasıl Yapılır ve Süresi Nedir?

Şantaj suçu şikâyete tabi suçlar arasında yer almaz. Suçun işlendiği Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk kuvvetleri (Polis/Jandarma) tarafından öğrenildiği anda soruşturma re’sen (kendiliğinden) başlatılır.

  • Şikâyet Süresi:Re’sen soruşturulan bir suç olduğu için 6 aylık şikâyet süresi aranmaz. Ancak 8 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde yetkili makamlara bildirilmelidir.
  • Şikâyetten Vazgeçme:Mağdur şikâyetini geri çekse dahi savcılık soruşturması ve açılan ceza davası düşmez; yargılama devam eder.

Şantaj Suçunda Ekran Görüntüsü ve Ses Kaydı Delil Olur mu?

WhatsApp yazışmaları, Instagram mesajları, SMS ve e-postalar şantaj davalarında en temel delillerdir. Ancak dijital verilerin manipülasyona açık olması sebebiyle mahkemeler tarafından cihaz incelemesi istenebilir.

Gizli Ses ve Görüntü Kayıtlarının Delil Niteliği: Kural olarak gizlice alınan ses ve görüntü kayıtları hukuka aykırı delil kabul edilir. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre bir istisna bulunmaktadır:

Kişinin kendisine karşı aniden gelişen, o an kayıt altına almazsa kaybolacak, tekrar elde edilme imkânı bulunmayan ve yetkili makamlara zamanında müracaat etme fırsatının olmadığı durumlarda (şantaj, tehdit, hakaret vb.), mağdurun kendisini korumak amacıyla aldığı ekran görüntüleri (screenshot) ve ses kayıtları hukuka uygun delil sayılır.

Yani ani gelişme ve başka türlü kanıt elde etmenin mümkün olmadığı durumlarda hukuka aykırı şekilde yani gizlice elde edilmiş olsa da o delil hukuka uygun kabul edilir. 

Şantaj Suçu Nedeniyle Manevi Tazminat Davası Açılabilir mi?

Evet. Şantaj mağduru, ceza yargılamasının yanı sıra Asliye Hukuk Mahkemesi’nde fail aleyhine Manevi Tazminat Davası açabilir.

Hâkim tazminat miktarını belirlerken; olayın ağırlığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumunu, tehdidin mağdur üzerinde bıraktığı kalıcı ruhsal etkiyi (psikiyatri raporları vb. ile belgelenebilen travma ve korkuyu) gözetir. Manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmaması kuralı dikkate alınarak uygun bir tazminata hükmedilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Şantaja uğruyorum, ne yapmalıyım?

Vakit kaybetmeden en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına veya emniyet/jandarma birimlerine başvurmalısınız. Şantaj mesajlarını silmemeli, ekran görüntülerini ve varsa ses kayıtlarını tarih/saat görünecek şekilde saklayarak delil olarak sunmalısınız.

Şantaj nedeniyle hapis cezası çıkar mı?

Evet. Şantaj suçunun 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası bulunmaktadır. Mahkemenin kararı delillerin durumuna, fiilin ağırlığına ve failin sabıka kaydına göre hapis cezasının infazı, HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) veya beraat şeklinde sonuçlanabilir.

Fotoğraflarımı yaymakla tehdit edilmek şantaj mıdır?

Eğer fail, fotoğraflarınızı yayma tehdidiyle sizden bir çıkar (para, cinsel ilişki, şikâyeti çekme vb.) talep ediyorsa bu eylem şantaj suçunu oluşturur. Herhangi bir talepte bulunmaksızın sadece zarar verme amacıyla hareket ediliyorsa olayın niteliğine göre tehdit veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gündeme gelir.

Şantaj suçu uzlaşma olur mu?

Hayır. TCK m.107’deki şantaj suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Tarafların anlaşması veya şikâyetten vazgeçilmesi soruşturma ve kovuşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.

Şantajdan tutuklama olur mu?

Somut delile dayalı kuvvetli suç şüphesi, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük koşulları varsa mümkündür; fakat şantaj katalog suç değildir ve tutuklama otomatik uygulanamaz. Adli kontrolün yeterli olup olmayacağı ayrıca değerlendirilir.

Sürekli para isteyen şantajcıya karşı ne yapılmalı?

Yeni ödeme taleplerini tek başınıza yönetmeye çalışmayın. Her talebin tarihini, miktarını, ödeme hesabını ve mesaj akışını ayrı ayrı koruyun; savcılık veya kolluğa başvurun. Farklı zamanlardaki tekrarlar zincirleme suç değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Şantaj suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanır mı?

TCK m.168’deki özel etkin pişmanlık düzenlemesi şantaja uygulanmaz. Zararın giderilmesi suçu veya kamu davasını ortadan kaldırmaz; koşulları varsa TCK m.62 yönünden değerlendirme yapılabilir.

Kadına şantajın cezası farklı mıdır?

Hayır. TCK m.107 failin veya mağdurun cinsiyetine göre farklı bir temel ceza öngörmez. Bununla birlikte özel/cinsel görüntülerin kullanılması hâlinde şantajın yanında özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel veriler veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar da gündeme gelebilir; somut olayın etkileri yaptırım ve tazminat değerlendirmesinde önem taşıyabilir.

Şantajla suçlanan kişi ne yapmalıdır?

Mesajları silmemeli, cihazı sıfırlamamalı ve müştekiyle baskı oluşturabilecek temastan kaçınmalıdır. Konuşmanın tamamını ve lehine delilleri koruyarak bir müdafiyle ifade ve savunma stratejisi oluşturmalıdır.

Bu yazı Av. Senanur Dağdeviren Yağız ve Stj. Av. Zeynep Kaya tarafından genel bilgilendirme amacıyla yazılmıştır.

Hukuki danışmanlık olarak düşünülmemelidir. Eğer şantaj suçu mağduru iseniz veya şantaj suçu ile  suçlanıyorsanız somut durumunuza göre değerlendirme yapmak gerekir. Bunun için mutlaka bir avukata danışın. İletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz.

 

 

 

2 Comments

Yorum yaz